Başarının sırrı Eğitim, Araştırma ve Çalışmak
Konuk : Ümit YÜKSEL - 27.03.2007
Türk Mutfağının önemli şeflerinden Genç, Araştırmacı, Milli Takım Şefi ve Mutfak Jürisi Ümit YÜKSEL bu haftaki konuğumuz.
Bize Ümit YÜKSEL ‘den biraz bahsedebilirmisiniz?
Ordu Fatsa doğumluyum ilkokul 5’e kadar Fatsa’da okuyup İstanbul a geldim. Büyükçekmece ilkokulu ve ortaöğretimi bitirip.Meslek lisesi sınavını kazanıp,Tekirdağ Anadolu Otelcilik ve Turizm meslek Lisesine başladım 1992-1993 yılında mezun oldum.Hep hayalimdi iyi bir şef olup topluma mal olmak,
Chef olmayı başardım fakat topluma ve sektöre faydalı olmak için daha çok çalışmamız gerektiğine ve yolun daha başında olduğuma inanıyorum.türk mutfağına kazandıracağım çok şeyler var bunu da kendime koyduğum hedefler doğrultusunda adım adım yapıyorum.
Meslek hayatınızda önemli süreçlerden geçtiniz Türk Mutfağının önemli şeflerindensiniz, bize buralara nasıl geldiniğinizi anlatabilirmisiniz?
Okuldan mezun olduktan sonra Necip Usta’nın bir zamanlar çalıştığı meşhur Tarabya otelinde resmi olarak hayata atıldım.O eski şaşalı otelciliğin son dönemlerini görme şansım oldu.1996 yılında Crowne Plaza İstanbul’da Maximilianne Thomae ile çalışmaya başladıktan sonra kendisinin engin görüş ve bakış açısı ile mutfağa bakış açıp daha da farklılaştı.Türk mutfağını yaratıcı fikirler ile pekiştirme ve geliştirme fırsatı buldum.İyi bir ekip olmayı ve yaratıcılığın sınırı olmadığını ve azimin sonucunun fedakarlıklar ve çalışma ile olabileceğini bizzat yaşayarak ve yaşatarak öğrendim.
Dediğim gibi daha yolun başındayım yapacak çok şeyim var örnek olmak güzel bir duygu.Anahtar kesinlikle farklı düşünmek,diğerlerinden farklı olmak ve işinin sürekli başında olmak,takipçi olup sürekli aktif yenilikçi olup yeniliklere de açık olmak gerekli.
Bu yıl Mutfak Günlerinde juri üyesiydiniz bize biraz yarışmadan bişeyler aktarırmısınız?
4 uluslar arası mutfak günleri çerçevesinde düzenlenen yarışmada dolu dolu 5 gün geçirdim fakat bu organizasyonun görünen dört günü ile,arka tarafında yatan hazırlık aşaması ise çabası yorucu ama bir o kadarda güzeldi.22 geçkin ülke sayısı yabana atılmayacak bir sayı bu nasıl oldu?Her sene gittiğimiz ülkelerde çok iyi dostluklar kurduk,arkadaşlıklar edindik ve Türkiye yi yarışmayı anlattık Türk misafirperverliğini kendilerine aktarmaya ve Türk mutfağının kültürel yapısının çok zengin olduğunu ve uluslararası normlarda kabul gören yarışmadan detaylı bilgiler verdik ve sonuç,görüyorsunuz 22 geçen sayı büyük başarı her sene daha iyiye gidiyor.
Türk Mutfağıyla, Dünya Mutfağı arasında farklar sizce nelerdir.bu konularda ne diyebilirsiniz?
Bir çok ülke mutfaklarında yemeklerin pişme aşamasında soslar ayrı gönderilip soslara farklı lezzetler katarak lezzetleri farklılaştırılmaya çalışılıyor tüm kompozisyon bunun üzerine kurulu fakat Türk mutfağı sos ve lezzetler bütünü hepsi bir yerde.fakat geliştirilmeli yaratıcı fikirlerle donatılmalı.
Türk Mutfağında Yemeğin tadından önce sunumu ön plana doğru çıkıyor gibi Tabak, Dizayn vb... göz alan şeyler siz bu konuda neler diyebilirsiniz?
Sunum önemli tabi ki eğer sunum ile lezzeti birleştirip aynı anda yapıyorsanız işte o zaman başarılınız demektir.
Şeflere ve Yemeğe gönül verenlere kısaca neler diyebilirsiniz? Son olarak eklemek istediğiniz birşeyler var mı?
Rutin işlerin dışında hedefimizin Türk mutfağı ve şefleri için yüksek olması gerekli ulaşılması zor olan hedefleri ulaşılabilir hale getirmek aslında çok kolay
1.Eğitim şart bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp düşüncesi ile hayata sarılmalı
2.Sürekli araştırmalı ve faydalı dernek ve aktiviteler kongre ve sempozyumlara katılmalı çevreyi ve çehreyi genişletmeli
3.Sürekli yılmadan çalışmalı ve çevredeki meslek daşlara ve mesleğe yeni başlayanlara örnek olmalı
4.Dürüst ve adil olmalı,azmetmeli ve başarıyı yakalamak için prensip sahibi olmalı