Yücel Dereyayla: Tüm Aşçıları Buluşturucak Dialog Toplantılarına ihtiyaç Var...
Konuk : Yücel Dereyayla - 13.11.2008
İstanbul Polat Renaissance Otelin başarılı Mutfak Şefi Yücel Dereyayla bizlere gündemdeki konuları, Aşçı camiasının sorunlarını ve Türkiye' deki gastronomide yaşanan gelişmeler hakkında bilgiler verdi. Yücel Dereyayla Türk Mutfağının ana mimarı olan Aşçıların oluşturucağı tüm kesimleri kapsayacak dialog toplantıları için teklif yaptı. Mutfak Şeflerinin eleele vereceği bir platform ile sorunların aşılacağı belirtti.
Aşçı Camiası Bir Bebeğe Benziyor. Ergenliğe Yürüşü Tüm Sorunlar Aşılacaktır...
Türk mutfağının tanıtımında dernek ve organizasyonların çalışmalarının yanısıra en büyük etkenlerden biriside küreselleşmenin getirdiği yaşamın hızına paralel olarak iletişim, ulaşım ve teknolojik kolaylıklar olsa gerek ...
Geçmişte bilgiye ulaşma, seyahat edebilmenin zorluğu, gastronomi sektörünün küçüklüğü ve sadece evini geçindirmeye konsantre olmuş aşçıların yerine büyüyen pazardaki pastayı farkeden yeni nesil şef adaylarının pastadan pay alabilme adına araştıran, gezen bazen hırs ile dozajı kaçan açıklamalar yapan zaman zaman iyi niyetle yapılan bende iyiyim çabalarıda ülke aşcıları adına bir bebeğin ergenliğe yürüyüşü olarak düşünülebilir. Son dönemde yaşanan olaylar gösterdiki Türkiye' de bu tartışmalar devam edecek. Bunun en basit örneği ise ; son dönemdeki çoğu çok kırıcı olmakla birlikte oluşan polemikler olarak gösterilebilir, tarihte sıkça görülmüştür ki sancılı bir takım olaylar yaşanmadan biz insanların iyiye ulaşması zor görünmektedir .
Türk Aşçısının Yapamayacağı Hiçbirşey Yoktur..
Fakat olgun insanlardan beklenen ise bunun pozitif etkilerini kullanarak yeniden bir yapılanma içerisine girebilme olmalıdır. Bugünde ortaya çıkan negatif etkilerin yanında bir takım yeni kazanımlarda çıkarılabilir. Bu güzel etkiler neler diye soracak olursanız mesela ; ülkelerin kendilerini tanıtma anlamında aşcılarına turizm bütçelerinden ciddi miktarda destek verdikleri görülmüştür. Almanya' daki Erfurt Dünya Aşcılar Olimpiyatına bu güne kadar Türk milli takımı olmak üzere bireysel ve takım anlamında hiç katılınmamıştır. Türkiye Almanya' daki yarışmaya sanki ülkemizdeymiş gibi hissetti. Bence en büyük kazanım burada sergilenen hırs, sevgi ve birlikteliktir. Çünkü Türk aşcısının yapamayacağı hiçbirşey yoktur.
Osmanlı Saray Yemekleri Yarışması ve Geleneksel Lezzetler Şenliği Amacına Ulaşmıştır.
Bunun yanında ülkemizde gözlemlediğim. Burada ancak bir kaçını sayabileceğim ve sayısı oldukça çoğalan şeflerinde içindeki organizasyonlar varki iyi yönleri ve bir takım aksaklalıklları içinde barındırmaktadır. Fakat bu organizasyonlara samimi bir niyetle bakarsak ben Anadolu halk mutfakları platformu bünyesinde gerçekleşen geleneksel lezzetler şenliğinin profesyonel aşcılar ve kamuoyunda yöresel mutfaklara olan ilgiyi çok ciddi bir şekilde artırdığını düşünmekteyim. Gerçekten bir şef olarak söylemek isterim ki bu bizede ciddi bir heyecan ve bilgi kazandırdı. Bu organizasyonun kimileri sadece eksik yönlerinden bahsetti ve eleştirdi. Benimde içinde bulunduğum iyi niyetli grup ise bu organizasyonların her açıdan çok faydalı olduğunu ve yıllar sonra çok iyi yerlere gelebileceğinden bahsetti. Son yapılan Osmanlı Saray Yemekleri Yarışması ise geleneksel lezzetler şenliği sonrasında ortaya çıkan bir manada bu organizasyonun meyvesidir, katılan kurumlar ve kamuoyu ilgisi ve ciddiyeti ile amacına ulaşmış çok nitelikli bir organizasyon olmuştur.
Tüm Aşçıların Bir Araya Geleceği Dialog Grubu Oluşturulmalı....
Muhakkak ki kusurlar olabilir ancak şunu da unutmamak gerekir ki organizasyonlarında bir insanın yaşam süreci gibi bebeklik ,ergenlik, gençlik ve olgunluk gibi süreçler vardır. Peki biz bunun neresindeyiz dersek benim kişisel bakışım ile Türk mutfağı gerek organizasyonlar gerekse şefler olarak yukarıdada bahsettiğim gibi yeni yürüyen bebeğin ergenliğe yolculuğu seviyesinde olduğudur. Sonuç olarak ise; devam eden bu süreçte muhalefetin gerekli olduğunu fakat dozunun zarar yerine yarar getirme formunda olması gerektiğini her kesimin yararına olacak sonuçların çıkmasının yararlı sonuçlar vereceğine inanıyorum. Basit bir mantık ile oluşturulması gereken bir diyalog grubunun çok işlevsel olmasa da amaca büyük katkıda bulunacağını düşünüyorum. Ve tüm şef arkadaş ve kardeşlerime kişisel öfkelerini bir kenara bırakıp sağduyulu olmaya davet ediyorum.