Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - röportaj / Konuk:

Kilimanjaro mutfakta yerel lezzete odaklanıyor

Kilimanjaro, Tarihi Bomonti Bira Fabrikası’nın yeniden işlevlendirilmesiyle oluşturulan bomontiada’nın sakinlerinden biri. Mutfağında yerel lezzete odaklanan mekân, gelenekseli modern yorumlarla birleştiriyor. Biz de hem göze hem damağa hitap eden Kilimanjaro’yu dinlemek için Mutfak Sorumlusu Rüştü Öztürk ile bir araya geldik.

Adını Washington’daki köklü müzik kulübünden alan Kilimanjaro’nun konsepti, kendine özgü bir yaklaşımla bir araya gelme ve paylaşma kültürü üzerine kurulu. Bu anlayış yemeklerden mekân tasarımına kadar her detayda öne çıkıyor. Kilimanjaro’nun şehrin en özgün buluşma mekânlarından biri olduğunu dile getiren Rüştü Öztürk, “Mutfağımızın odağında yerel malzeme yer alıyor” diyor.

“Yabancı şeflerle çalışma fırsatım oldu”
Rüştü Öztürk, Gerede Anadolu Lisesi’ni bitirdikten sonra aşçı olmaya karar veriyor ve eğitimine Anadolu Üniversitesi Konaklama İşletmeciliği bölümünde devam ediyor. “2005 yılında başladığım meslek hayatımda farklı restoran ve otellerin mutfağında görev aldım” diyen Öztürk, “Bu süreçte Fabio Brambilla ve Ken Chaw gibi çok değerli yabancı şeflerle çalışma fırsatım oldu. Şimdi ise açılışından bu yana parçası olduğum Kilimanjaro’nun mutfağından sorumluyum” ifadelerine yer veriyor.

“Menümüzü mevsimsel olarak yenilemekteyiz”
Kilimanjaro, iç mekânında yer alan eklektik ve çağdaş sanat işlerinin yanı sıra ikonik barı ile de dikkatleri üzerine çekiyor. Anadolu mutfağından ilham alarak hazırlanan menü, sadeliği ile olduğu kadar sunum ve lezzetleri ile de öne çıkıyor. Başarılı şef, kendileri için en önemli noktalardan birinin ürünleri mevsiminde kullanmak olduğuna değinerek, “Bu nedenle menümüzü mevsimsel olarak yenilemekteyiz. Menümüzde yer alan imza lezzetlerimizden bazıları ise: isli tarhana çorbası, humus, firik pilavlı kuzu tandır, siyez bulguru salatası, ev yapımı isli kuru et, köy eriştesi ve dana yanağı. Bunların yanı sıra kış ayları için menümüze eklediğimiz lezzetlerimizden; tarhun aromalı süzme yoğurt ve kavrulmuş taze tarhunlu cevizle servis ettiğimiz portakallı ılık kerevizi, kısık ateşte uzun süre pişirilen dana yanağı ve nohutlu dövme keşkeği misafirlerimizin mutlaka denemesini öneririm” açıklamalarında bulunuyor.

“Ürünlerimizi yerel üreticiden almaya özen gösteriyoruz”
Kilimanjaro’da mutfak anlayışı misafirlere günlük ve taze ürünler sunma üzerine kurulu. Bu nedenle ekmeklerin hazırlanıp pişirilmesi, mayonezin hazırlanması ve et, balık, tavuk gibi ürünlerin işlenmesi mutfağın günlük rutinlerinden. Ürün tedarikinde ürünün mevsiminde olmasına dikkat ettiklerini belirten Rüştü Öztürk, “Ürünlerimizi mümkün olduğunca yerel üreticiden almaya özen gösteriyoruz. Her Cumartesi Bomonti’de kurulan organik pazar ürünlerimizi aldığımız yerlerden biri” diyor.

“Mutfak kültürümüzü daha fazla öne çıkarmamız gerekiyor”
Kilimanjaro için bir araya geldiğimiz Öztürk, son olarak Türk gastronomisinin gelişimine değinerek şunları söylüyor: “Türk gastronomisinin henüz dünyada hak ettiği noktaya ulaşmadığını düşünüyorum ancak son yıllarda mutfağımızı yurt içi ve yurt dışında başarı ile temsil eden birçok markamız ve şefimiz sayesinde büyük bir aşama kaydettik. Mutfak kültürümüzün gerek ürün gerek pişirme teknikleri anlamındaki çeşitliliğini daha fazla öne çıkarmamız gerektiğine inanıyorum.”

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.