Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - röportaj / Konuk:

38-30 Çiftliği Satış Müdürü Alp Yalçın: “Türk peynirinin kalitesini dünyaya tanıtıyoruz”

6 yıl önce 2 bin dönüm üzerine kurulmuş olan 38-30 Çiftliği, tesislerinde uyguladıkları sürdürülebilirlik mottosuyla kaynakları tüketmeden, onları zenginleştirerek ve çevreye zarar vermeden faaliyetlerini sürdürüyor. Satış Müdürü Alp Yalçın, “Ürünlerimizde katkı maddesi kullanılmamaktadır. İtalyan ustamız önderliğinde İtalyan ürünleri, Türk ustamızın önderliğinde yöresel ürün üretmeye devam edeceğiz” diyor.

38-30 Çiftliği’nin hikâyesi, Ahmet Kocabıyık’ın toprağa bağlılık ve sürdürülebilirlik mirası ile başlıyor. Kocabıyık’ın babasının doğduğu topraklara 6 yıl önce kurulan çiftlikte Türkiye’de orjinali gibi pek de üretilemeyen taze İtalyan peynirlerinin üretimine karar veriliyor. Bu üretimi en kaliteli şekilde gerçekleştirip müşterilere sunmak için İtalya’dan İtalyan mandası ve Avusturya’dan simental inekler getirtiliyor. Bunun yanısıra İtalya’daki lezzeti yakalamak adına tüm ekipmanlar da İtalya’dan getirtiliyor ve üretimin başında tecrübeli bir İtalyan usta bulunuyor.
Peynir üretiminde de sadece kendi hayvanlarının sütü kullanılıyor ve sütler el değmeden üretim tesisine ulaştırılıyor. 38-30 Çiftliği Satış Müdürü Alp Yalçın’dan firmanın hikâyesini ve sektöre sundukları ürünleri öğreniyoruz.

“Mozzeralla ve buratta lokomatif ürünlerimiz”

Mozzeralla ve buratta peynirlerinin lokomatif ürünleri olduğuna değinen Yalçın ürün portföyü hakkında, “İnek mozzarella, manda mozzarella, buratta, ricotta, straciatella  ve smoked scamorza gibi taze İtalyan ürünleri ile birlikte kendi geliştirdiğimiz manda- inek sütlerinden oluşan yaşlandırılmış peynirlerimiz mevcut. Lokomatif ürünlerimiz mozzeralla ve buratta peynirlerimiz” diyerek bu peynirleri tadan kişilerden çoğunlukla “İtalya’ya gitmemize gerek kalmadı” gibi yorumlar aldıklarına dikkat çekiyor. 

“4 çeşit yaşlandırılmış peynir geliştirdik”

Sektörde fark yaratmak adına 4 çeşit yaşlandırılmış peynir geliştirdiklerine vurgu yapan Yalçın, “Bu peynirlerimiz sektörün içinde bulunan şefler, yorumcular tarafından çok beğenilmiş olup yaptığımız iş takdir edilmiştir. Bu peynirlerimiz sayesinde Sirha Lyon’a davet edildik ve peynirlerimiz Fransa gibi bir peynir ülkesinde aşırı beğeni toplayıp ilgi gördü. Böylece Türk peynirinin kalitesini dünyaya tanıtmış olduk ve bu yolda devam edeceğiz” diyor.
Öncelikli olarak HoReCa kanalında hizmet veren firma tüketiciye ulaşmak adına da Macrocenter gibi market zincirleri, online siteler ve şarküteriler ile çalışıyor. Türkiye’nin önde gelen restoran, otel ve catering şirketleriyle de çalışan marka, önümüzdeki yıllarda özel ürünlerini ihraç etmeyi planlıyor.




IF DESIGN Ödülü

Dünyanın en prestijli mimar ve tasarım ödüllerinden IF DESIGN Ödülü’ne layık görülmüş 38-30 Çiftliği üretim tesisinde sürdürülebilirlik temel öncelik. Aynı zamanda ürünlerini en sağlıklı şekilde üreterek tüketiciye sunan firma, hiçbir şekilde katkı maddesi kullanmıyor.
“Şeflerimiz ile birlikte ürün geliştirmeleri yaparak karşılıklı kazançlar sağlıyoruz” diyen Yalçın, şöyle devam ediyor: “Şeflerimize çiftliğimizi dolaştırıp güven verdikten sonra sektörü geliştirmek adına çalışmalarımız oluyor. Beraber reçete çalışmaları yapıyor, menülerinde hangi peynirler ile yemekler yapılacağı üzerine çalışıyoruz.”

“Portföyümüze 4 tip olgunlaştırılmış peynir ekledik”

Son olarak portföylerine kendi geliştirdikleri 4 tip olgunlaştırılmış peynir eklediklerini söyleyen Alp Yalçın, “Bu peynirler bazı peynirlerden esinlenerek kendi geliştirdiğimiz ve denemelerini yaptığımız ürünlerdir. Manda sütünden olgunlaştırılmış peynir ile belki de Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmiş olduk. Bu yıl 12 ay olgunlaştırılmasını beklediğimiz yüzde 100 manda sütünden parmesan peynirini sunacağız. Bu ürünümüz şimdiden yabancı şefler ve hatta yurtdışından heyecanla beklenmektedir” diyerek sözlerine son veriyor. 

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.