Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 09.02.2008

YEMEK + DENİZ GÜNEŞ

Executive Chef Ali SELEK
Bu gün ülkemiz turizmine baktığımızda tatili kısaca deniz güneş kum olarak satıyoruz hiç kimse Türk mutfağının öneminden bahsetmiyor yüz yıllara dayanan bir mutfağın anatomisini dikkate alan bile yok diyebiliriz. Sayıları her geçen gün çoğalan tesislerin satışı ise yatak doldurmaya çalışan satış ofisleri ile ön plana çıkıyor. Lakin satarken de birazda olsa Türk mutfağının önemi vurgulansa en azında unutulmaya yüz tutan mutfağımız dünyadaki olması gereken yerini alacaktır

Ne zamanki ağzımızı açsak Türk mutfağı dünyada 3,üncü sırada diyoruz yahu arkadaş bunu neye göre hesaplıyorsunuz asıl olan tek gerçek TÜRK MUTFAĞI 1 NUMARA bunu anlamak için Türk mutfağını kendimize nasıl anlatmak gerekiyor.


Yemek yapmak ve Türk mutfağını sadece yemek masasında bilenlerden misiniz siz yoksa artık haykırmak mı lazım anlatmak için. Kim görmüş bu güne kadar hangi acentanın Türk sofrasını anlattığını kim görmüş otel satışlarında Türk yemek resmini Türkiye bir tarih vatanı bu tarihin içinde yemek var

Bakınız Osmanlı İmparatorluğu'nun hakimiyetinin etkileri dini ve tarihi eserlerimizle halen etkisini sürdürmektedir. Türkler hakim oldukları yerlere mutfağını da beraberinde götürmüş, diğer ulusları etkilemişlerdir.

Türk mutfağının doğuşu çok eski zamanlara dayanmaktadır. Türk mutfağını yakından tanıyan ülkeler, çeşitli propagandalarla bazı yemeklerimizi kendi yemekleri gibi dünyaya tanıtmışlar ve onlara sahip çıkmışlardır. Bu günün baklavası kuru fasulyesi gibi Bizse, kendi yemeklerimize bu alanda gereken önemi vermemiş, ancak son yıllarda solup çıkma çabalarına girmiş bulunmaktayız. Türklerin egemenliğinde bulunan bazı devletler 18. ve 19. yüzyıldan itibaren yemeklerde bazı yenilikler yapıp kendilerine mal etmişlerdir. Şu anda pek çok ülkenin tarihi Türk yemeklerini çaldıkları gibi mesela artık toplumsal olan bu savaşı beraber vermek ve kendi değerlerimizi hak ettiği yere getirmek sadece Türk aşçısının değil toplumsal bir sorun olan Türk halkının yegane görevidir.

Bugün dünyanın en büyük mutfağı olan Türk Mutfağı bir tarım ve hayvancılık ülkesi olan memleketimizde; genel olarak et-süt-tahıl ve sebzeye dayanır. Sahil şehirlerimizde deniz ürünleri önemli bir yer alır. Mutfağımıza şöyle bir baktığımıza XII. asırda yazılmış yemek tariflerine rastlarız. Aşağı yukarı 700 yüz yıllık köklü bir tarihi vardır. Selçuklu ve Osmanlı Sarayları mutfağımızın gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Kalabalık saray çevresini doyurmak için yeni yeni yemekler icat edilmiş. Bunlar eski yemeklerin birleşerek zenginleştikçe zenginleşmiştir. Fakat ne yazık ki bu zenginliğimizi başka ülkeler sahiplenmeye çalışmıştır

Yani uzun lafın kısası sen kalk Osmanlı zamanında at üstünde savaş ver ardından esir aldığın düşmanlara yemek ver ardında tarihin akıllı Avrupalıları senin yemeğini yazsın bu gün en büyük benim mutfağım desin ayrıca senin yemeğini kendince uyarladığı bir isim ile dünyaya duyursun yok böyle bir şey zamanında çok değerli bir şefimin başlattığı kampanyaya davet ediyorum bütün otel şeflerini TÜRK YEMEĞİ TÜRKÇE yazılsın memlekette aşçı yokmuş gibi 2 yabancı aşçı getiriyoruz bize kalkıyor türk yemeği nasıl yapılır tarifini veriyor.
Sonrasında da Türk aşçısı 2 .000 lira alırken elin adamı 8.000 avro parayı alıp köşeye çekiliyor el insaf bu kadar da yabancı aşçı aşığı olmayalım memlekette ne cevherler var dönüp kendimize bir bakalım.



www.turizmgazetesi.com Adresinden alınmıştır

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.