Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 28.03.2017 13:38:42

‘’Havada çilek kokusu var”

Pastane Şefi Yeşim Erol
Mükemmel ve kusursuz kırmızı meyve. Rengi, kokusu ve aroması ile tüm diğer meyveleri kıskandırcak kadar popüler, geleneksel ile olan uyumu kadar modern sunumlar içinde eşsiz ve vazgeçilemez olan mücevher meyve “çilek”.


Çilek- Fragaria vesca – ilk kez Fransa- Bretanya’da yetiştirilmeye başlanmış ve yaygın olarak kullanılmış. Öncesinde farklı tür ve çeşitlerinin olduğu bilinse de bahçe yetiştiriciliği 18. yüzyıl sonlarını bulmaktadır.  Antik Çağ’da, Eski Romalılar  çileği daha çok medikal yararları için kullanmışlar. Çileğin doğadaki ilk yapısından bahçe yetiştiriciliğine ve toplanmasına 16. yüzyıl sonlarına doğru başlanmıştır denilebilir.  Dünya genelinde yirmiden fazla  çeşidi olduğu bilinen çilek yetiştiriciliği için en uygun mevsim ilkbahar ve yaz aylarıdır. Sera yetiştiriciliğinin getirmiş olduğu imkanlarla yılın diğer dönemleri için de mükemmel üçlüyü-(renk-koku-lezzet)- taşıyan çilekten uzak kalmıyoruz.
Üstelik ondan vazgeçemeyen ve onsuz yapamayanlar yalnızca mutfaklarımız da değil.  Çilek, aroma ve koku çekiciliği ile  farklı bir çok alanda  kullanım üstünlüğüne sahip. Kozmetik, medikal, Parfüm ve Aromalı içeçek kaynakları bunlardan bazıları.  Güçlü bir C vitamini kaynağı olan çileğin %90 su ve 100 gr sadece 35 kalori.  Sizce de her açıdan mükemmel bir meyve değil mi? 

Bizler, pasta şefleri olarak, ürünlerin besin değerleri ve onlarla sağlıklı ürünler hazırlıyor olmamızın ne denli önemli olduğunun farkındayız Bu noktada çilek kadar tamamlayıcımız ve yardımcımız olan çok az meyve var.



Kokusuna, tadına doyamadığınız, yalnızca varlığı ile mutluluk veren ve gülümseten  çilek ile hazırlanabilecek ve yaratılabilecek sayısız  pastacılık ürünü olsa da aralarından klasikleri ayırmak çok da zor olmaz.  Bunlar arasında beni en çok etkilemiş olan iki muhteşem ve unutamadığım an ve lezzet var. Bunları sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağım.

Bunlardan ilki beni çocukluk anılarıma ait bir lezzetle ‘’Dağ Çileği’’ ile buluşturan Pierre Herme’nin klasik kolkesiyonun parçalarından biri olan ‘’DÉSİRÉ’’. Ve sizlerde henüz  denemediyseniz  ve sezonuna denk gelirseniz kaçırmamanız gerekenlerin başında gelenlerden yalnızca bir tanesi.  Meraklılarıyla bu harikulade pastanın içeriğini paylaşmak istiyorum.

DÉSİRÉ
• Breton Sable
• Lemon sponge cake
• Lemon Cream
• Strawberry –banana compote
• Lemon glaze
• Wild strawberries




Mağazadan içeriği girdiğinizde kesinlikle en göz alıcı ve dikkat çeken pastalardan biri. Özellikle ilk kez gelenler için kesinlikle denenmeli diyebileceklerimden. Pastanın en alt tabanında kullanılan Breton Sable de hissedilir şekilde tereyağı tadını alabiliyorsunuz. Pastada limon kreması hiçbir zaman en sevdiklerimden olmasa da ortasına yerleştirilen muz- çilek karışımını mükemmel bir şekilde tamamlamış ve tam anlamıyla tüm parçları birleştirip mükemmel uyumu yaratmış. Pastanın dekorlanmasını tamamlamak için kullanılan limon jölesindeki detay bir kez daha chef’i ve yaptıklarını sevmenize ve saygı duymanıza vesile oluyor. Rahatlıkla aromasız bir jöle kullanılabilecekken limon kremasını tamamlaması ve baskın hale getirilmesi için bu detayın düşünülmüş olması etkileyiciydi. Ve final olarak da beni anılarımdaki dağ çileği fotoğrafıyla buluşturan, her biri bir masal kahramanı kadar büyülü çilekler ile yapılan dekor.
Her biri pastanın içerisindeki güzelliğin ve uyumun habercileri. Sakin, sade ve abartısız duruşlarının içerisinde çocukluğumu ve anılarımı buldum.

En sevdiklerimden ikincisi de çok beğenerek izlediğim, bakış açısını ve yaratıcısı olduğu sadelik ekolünü takdir ettiğim, çok az sayıda olan kadın şeflerden biri olan Claire Damon’a ait.

J’adore La Fraise

• Crème Patissiere
• Çilekli Clafouti
• Cuillere Biscuit
• Çilekli Compote
• Çilekli Cremeux
• Çilekli Bavaroise
• Çilekli Jöle

Çileğin neredeyse her türlü formunu kullandığı bu pastayı denerken yaşadığım lezzet şöleni benim için unutulmaz bir andı. Hazırladığı herşeyde yakalayabildiği sadelik hayranlık uyandırıyor.

J’adore La Friase’de chef, çileği altı farklı yapıda kullanmış. O da bu patsayı hazırlarken çocukluğuna ait, hafızasına kazınmış bazı lezzetleri yaklamaya çalıştığını ifade ediyor. Bu pastanın özellikle çok beğenilmiş ve misafirler tarafından tercih edilmiş olması kadar büyük chef’ler tarafından da takdir almış olmasının kendisini çok mutlu ettiğini de belirtmiş.
Bir gün yolunuz düşerse Des Gateux at du Pain’ı mutlaka ziyaret edin ve unutamayacağınız bu lezzete siz de şahitlik edin.
Ağır ve uzun bir kıştan sonra önümüz tüm tazeliğiyle bizleri de yenileyecek bahar ve ben şimdiden çilek kokusunu alabiliyorum. Hepimize bol çilekli, neşeli ve sağlıklı bir bahar diliyorum.

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.