Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 19.03.2017

Toprak Ana’ya Ege’den selam!

Gurme - Yazar Nedim Atilla
Her yıl Aralık ayı, en kısa günlerin olduğu ama umutların da yeşerdiği bir ay olarak kutlanıyor toprak ananın dostları tarafından… Toprak Ana kutlamalarında, Slow Food birliklerinin öncülüğünde gıda toplulukları ile üretim geleneklerinin çeşitliliğinin görünürlüğünü sağlamak, gelecek nesillere daha sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmak amacıyla yöresel lezzetlere ilişkin öğretiler paylaşılıyor ve Toprak Ana’ya şükran dile getiriliyor. 

Bu yıl Ege Bölgesi’nde yine çok sayıda etkinliğe imza attı gönüllüler. Ne mutlu böyle gönüllülüğe…
Önce şunu bildireyim… Slow Food’a katıldığımdan beri, yani son 10 yıldır iyi insanların tüm dünyada iyi ve güzel şeyler yapabileceklerine olan inancım güçlendi.  Herkes öğrendi belki ama yine de yazmakta yarar var. Slow Food hareketinin sembolü “salyangoz”. Hayat içinde sürekli yiyerek yavaş, temkinli ama kararlılıkla ilerleyen salyangoz, cüssesinden beklenmeyecek mesafeler aşar ve geçtiği yerlerde izini bırakır. Tıpkı simgesi salyangoz gibi, Slow Food hareketi de yola çıktığından beri inanılmaz mesafeler kat etmiş, 1986’da İtalya’da küçük bir grupken, bugün 132 ülkede yaklaşık 100 bin üyesiyle dünyanın en etkili gastronomi hareketine dönüşmüştür.
Kurucu lideri Carlo Petrini insanı tutkuyla peşinden sürükleyebilecek bir karaktere sahip ve bunun nedenini anlamak da hiç güç değildir. Carlo Petrini, son 30 yıl içinde dünyanın dikkatini çok etkileyici bir biçimde, doğayla uyumlu daha yavaş bir hayatın, doymanın ve lezzet almanın bir insan hakkı olduğuna çekiyor. Biz de onun peşinden gidiyoruz. “Lezzet bir insan hakkıdır” diyerek…

Petrini’ye göre tabağımıza koyduğumuz her yiyecek ‘iyi, temiz ve adil’ olmalı. Bu üçlüyü taze, mevsimsel ürünlerle beslenme tarzı, çevreye, tüm canlılara zarar vermeyen gıda üretim ve tüketimiyle irili ufaklı tüm üreticileri kollayan bir sistem olarak özetleyebiliriz.
Yani sadece lezzet ve kalite yetmiyor. Çünkü bir tabak yemek politikadan ekonomiye, sosyolojiden antropolojiye, tarımdan ekolojiye birçok disiplinin ilgi alanına giriyor. Yiyecek üzerinden konuşsa da Slow Food hareketi aslında hem insan hem hayvan haklarını hem de ekolojik dengeleri de kolluyor.

Her yıl Aralık ayında Terra Madre günleri düzenlenir dünyadaki bütün slow food gönüllülerince… Biz de İzmirli gönüllüler olarak her yıl doğaya daha doğrusu dünyaya saygılı davranmaya dikkat çektiğimiz etkinlikler düzenleriz…

“Yeryüzünü sev geleceğini savun”

Bu yılın sloganı olarak ”Yeryüzünü sev-geleceğini savun” belirlenince harekete gönül vermiş arkadaşlarla oturup konuştuk. Bölgedeki yerel yönetimler içinde yeryüzünü en çok seven, yaşadığı coğrafyanın korunması için en çok çaba harcayan kişinin kim olduğunda hemen fikir birliği sağladık.

Ülkemizin ilk Citta Slow’unu kuran, kimseciklerin aklında yokken bu fikirle insanları yan yana getiren, yaptığı işlerde yeryüzünü çok sevdiğini, başta yaşadığı coğrafya olmak üzere bölgenin geleceğini koruma kararlılığında gördük onu. Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’di bu isim.

Yeryüzünü sev-geleceğini savun” diyerek Teos antik kentindeki Dionysos Tapınağı’nın yolunu tuttuk. Teos antik kentini, göreve gelir gelmez çok önemseyen, gerekli kamulaştırmaları hemen yapan Tunç Soyer’le Terra Madre’yi paylaşmak bütün üyelerimizi öylesine mutlu etti ki… Hep beraber “Yeryüzünü Sevip, geleceğimizi koruma” kararlılığımızı ortaya koyduk ve Sevgili Soyer’e bunun kanıtı olan plaketimizi sunduk. Kaynaklar belli, dünya nüfusu belli, artık mirasyedi gibi yaşamayı bırakmamız gereken günler. Törende de söylediğim gibi, geleceğimizi korumak için gezegenimizi daha çok sevmeliyiz. Bunu başarı ile gerçekleştiren Tunç Soyer gibi bir yerel yöneticimiz olduğu için de gerçekten sevinçliyiz.

Yaveş gari Bodrum

Terra Madre Etkinlikleri Bodrum’da 5-9 Aralık tarihleri arasında sürdü: Slow Food Toprak Ana Günleri ve Yerli Malı Haftası Yaveş Gari Yerel Grubu öncülüğünde Bodrum, Milas ve Muğla’da dördüncü kez yapıldı. Slow Food Yaveş Gari Birliği etkinliklerine Muğla ilindeki okulları da ekledi. Kutlamalar kapsamında  tadım ve eğitimlerin yanında bir dizi etkinlik de yer aldı.

Onkolog Doktor ve yazar Yavuz Dizdar 5 ve 9 Aralık’ta Bodrum’da, 6 Aralık’ta Milas’ta,  7-8 Aralıkta Muğla’da toplam 20 etkinlik ile ortaokul, lise ve üniversite yerleşkelerinde 2 bin genç ile ‘Yerel ve Sağlıklı Beslenme ya da fast-food’  üzerine söyleşiler yaptı.  6 Aralık sabahı Slow Food Yaveş Gari Bodrum Yerel Grubu üyeleri Milas merkez pazarında köylü tezgâhlarının yanında Milas Belediyesinin katkısı ile Göce Tarhanası ve Nohut Ekmeği, 9 Aralık sabahı Bodrum merkez pazarında köylü tezgahlarının yanında Göce Tarhanası  ve Bodrum Gemici Peksimeti ile Bitez’li üyelerin bahçelerinden sertifikalı organik Bodrum mandalinası dağıttılar…
Foça zeytindalı
‘Toprak Ana günü’ 10 Aralık’ta Foça’da kutlandı. Slow Food Foça Zeytindalı Birliği öncülüğünde, Foça Belediyesi ve Halim Foçalı Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi işbirliğiyle, 10 Aralık 2016 Cumartesi günü ‘Toprak Ana’ kutlaması yapıldı. Balıkçı Kahvesi ve Foça Mutfak Atölyesi’nde düzenlenen Toprak Ana Günü ‘Terra Madre Day’ etkinliğine Foçalılar büyük ilgi gösterdiler.

Programda “Foça’nın geleneksel tatları”, *Slow Food nedir?” ve *Biyoçeşitlilik ve baklagillerin önemi” konulu konuşmalar vardı. Gıda Mühendisi Petek Ataman, Prof. Dr. Tayfun Özkaya ve Dr. Füsun Tezcan konuşmacı olarak katıldılar. Bendeniz sesim kısıldığı için konuşamadım.

İzmir Bardacık Birliği Tire’de zeytin peşinde

Aralık ayının son etkinliği geçen hafta sonu Tire’de Arappınarı’nda gerçekleşti. Tire Belediyesi’nin desteği ile İzmirliler, dağ yürüyüşçüleri Tire’nin her biri birbirinden değerli üreticileri ile buluşup Toprak Ana Gününü kutladılar. Üreticilerin her biri birer gerçek Toprak Ana idi.
Tire’deki “Geleceği Savun” toplantısının teması “Zeytin” başlığını taşıyordu, Yrd. Doç Dr. Ahmet Uhri işin tarihini anlattı, bendeniz Batı Anadolu’daki Zeytinyağı Kültürü üzerinde durdum, Ayşen Yıldırım da “İyi Zeytinyağı” sorusuna cevap verdi.
Etkinliğin en önemli yanı ise “eğri çekirdekli Tire çakiştas zeytin fidanlarının ekimi” oldu. Biyolojik çeşitliliği korumak zorundayız. Bu anlamda bölgenin zeytinlerini ne kadar çok yaşatabilirsek o kadar başarılı hissetmeliyiz kendimizi..

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.

Yazarın diğer makaleleri