Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 06.02.2017 09:20:11

Turizmin sigortası; gastronomi

Gurme - Yazar Nedim Atilla
Gastronomi Türkiye'de artık zanaatkâr bir operasyon değil, büyük kurumsal bir organizasyona dönüşmüş durumda. Kendi yemek değerleriyle ve yemek türleriyle zengin işletme grupları oluştu ve bunlar tüm dünyaya yayılmaya başladı. Gastronomi artık yatırımların arkasından gelen ve geleceğe de planlanan bir mesele haline geldi. Öyleyse gastronomi turizmi de yapılmalı...

Bilgi Üniversitesi çok gerçekçi bir Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü kurmuş… Dilistan Shipman arayıp “Gastronomi Turizmi” konulu bir panel yapacağız, deneyimlerinizi bizimle paylaşır mısınız?” diye sorunca ben de hemen olur verdim. Turizm Gazeteciliğinin duayen ismi Fehmi Köfteoğlu’nun yönettiği panelde, Dilistan Shipman, üç ay önce kurulduğunu öğrendiğimiz Gastronomi Turizmi Derneği’nin Başkanı Gürkan Boztepe ve Yeme İçme Profesyonelleri Derneği Başkanı Necdet Koç ve bendeniz konuştum.

Geleceğe belge olarak kalsın diyerek o panelde söylediklerimi bir de burada özetliyorum…

Yeme içme ihtiyacını karşılamanın peşinde olan insanoğlu aslında yemeğin etrafında büyük bir sosyal dünya kurmuş...  Gastronomi turizmi bunun bir parçası. Yeme içme ihtiyacı zamanla sadece karın doyurmak için işleyen bir aktivite değil artık bir sanat, işletme, gelir, ekonomik ve yatırım kapısı olarak görülmeye başlanmış.

Batı ülkelerinde yeme içme alanının bilimsel ortama taşınması ile birlikte bu dalda akademiler kurulmuş ve “gastronomi” adıyla insanların yeme içme ve ötesindeki ihtiyaçlarını kapsayan bir bilim dalı oluşmuş.

Bu bilim dalına ismini veren “gastronomi” terimi Yunanca’da mide kanunları anlamına gelen “gastronumos” kelimesinden Fransa’da doğmuştur.

Ülkemizin geçmişine baktığımızda gastronomiden bilimsel olarak bahsetmek mümkün değildir. Fakat buna rağmen uygulama bakımından gastronomi ülkemizin en önemli değerlerinden biri olmuştur. Bunun nedeni ise Anadolu'nun bulunduğu toprakların dünyanın ilk gıdalarının üretildiği, tüketildiği ve dünyaya yayıldığı kilit noktalardan biri olmasıdır.

Yirmi yıl öncesi Türkiye'sine baktığımızda ise gastronomiyle ilgili yatırımlar, ekonomi dünyasının çok ilgilendiği bir alan değildi. Nüfusun artması ve şehirleşme, yeme içme ihtiyacında radikal değişimlere neden oldu...

Şehirlerdeki sosyal yaşamın da çeşitlenmesi ile birlikte insanların evde yemek yeme kültürü yerini dışarıda yemeye bıraktı ve yemek bir sosyal aktivite olarak benimsendi.

***

Gerçeği tekrar etmekte zarar yok. Bu yıl turizm sektörümüz yaralıdır. Ve turizmin dünyadaki birçok ülkede sigortası işlevini gören gastronomi turizmi maalesef ülkemizde istenen seviyeye gelmediği için bizim için aynı işlevi "sigorta" işlevini yerine getiremiyor...

Gastronomi turizmi, yara alan turizm sektörü açısından daha fazla önem verilmesi gereken bir konu artık... Sigortadan örnek vereyim, Kuzey Avrupa ülkeleri yaptıkları gastronomi turizmi yatırımının karşılığını çok çabuk almaya başladılar bile...

Gastronomi Türkiye'de artık zanaatkâr bir operasyon değil, büyük kurumsal bir organizasyona dönüşmüş durumda. Kendi yemek değerleriyle ve yemek türleriyle zengin işletme grupları oluştu ve bunlar yakında tüm dünyaya yayılmaya başlıyor. Gastronomi artık yatırımların arkasından gelen ve geleceğe de planlanan bir mesele haline geldi. Öyleyse gastronomi turizmi de yapılmalı...

Gastronomi turizminin amacı da, yazın güneş, kışın da kayak için ülkeye gelecek turistlerden bağımsız olarak, bütün bir yıl boyunca ülkeyi ziyaret edecek bir müşteri kitlesi yaratmaktır...

O turistler iyi restoranlar ve pazar yerlerinden başlayarak konuyla ilgili tüm sektörlere yıl boyu katkı sağlayacaklardır.

Biz maalesef bunu bir türlü devlet politikası haline getiremedik.

O zaman görev şehirlere düşüyor. Gaziantep başardı… Başka da başarılı örnek yok…

Belediye başkanları işi gücü bırakıp gastronomi üzerine çalışmalı…

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.

Yazarın diğer makaleleri