Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 18.07.2012

Yüzyıllar Öncesinin Trendine Dönüş Sağlıklı Beslenme Kitapları

Gurme - Yazar Nedim Atilla

19. yüzyıla kadar Osmanlı’da bir yemek tarifleri kitabından söz edilemezdi ama çok sayıda yemek tarifi içeren kitap vardı. Bu kitaplar “Hastalıklardan nasıl korunabiliriz?” sorusunun yanıtını vermek amacıyla yazılmıştı. Şimdi geldiğimiz noktaysa yine aynı.Geçen ay birkaç saatimi geçirip; ‘Zeytinyağı ve Sağlık’ başlıklı bir seminer sunduğum Zeytinburnu’ndaki Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nden ayrılırken, aldığım kitapları ağırlığından elimde taşımam imkânsızdı. En yakın kargo şirketinin yardımıyla kitaplığımdaki yerini aldı kitaplar. Karıştırdıkça gördüm ki, çok iyi bildiğim bir gerçeği bir kez daha anımsatmaya yaramıştı bu kitaplar. 19. yüzyıla kadar Osmanlı’da yemek tarifleri kitabından söz edilemezdi ama çok sayıda yemek tarifi içeren kitaplar vardı ve bunlar ‘sağlıklı beslenme’ amacıyla, hastalıklardan nasıl korunabiliriz sorusunun yanıtını vermek amacıyla, bundan da ötesi ‘koruyucu    hekimlik’ amacıyla yazılmıştı.Dünyanın geldiği noktaya bakın, aradan geçen yüzyıllar sonucu dönüp dolaşıp aynı yere ulaştık. İlk Türkçe yemek kitabı olarak kabul ettiğimiz ve Aydınoğlu Mehmet Bey için, 13. yüzyılda Tutmacı adlı hekim tarafından kaleme alınmış ‘Tabiatname’ adlı kitaptan günümüze geçen 800 yıl içinde bulunduğumuz nokta aynı... Bugün dünyada yayımlanan yemek kitaplarının yarısından fazlası ‘sağlıklı beslenme ve koruyucu hekimliğe yönelik beslenme’ üzerine...Zeytinburnu’ndan aldıklarım ise tam bir zaman yolculuğu kitapları öte yandan. Biraz bilgi vereyim merkezle ilgili olarak... Burası Türkiye’nin tek tıbbi bitkiler bahçesi. 2005 yılında açılmış,   14 dönüm arazide, İstanbul gibi bir beton yığınının arasında çölde bir vaha... Zeytinburnu Belediyesi ile Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği’nin yürüttükleri proje, “Tıbbi bitkileri araştırmak, üretmek, tanıtmak” amacını taşıyor. Bahçede bitki sayısı 600’ü aşmış, bitki atıkları doğal gübre olarak değerlendiriliyor. Sentetik gübre ve ilaçlardan    kaçınılıyor. Derneğe adını veren ve Osmanlı tarihinin en önemli kimliklerinden biri olan, Merkez Efendi adıyla ünlenmiş ‘Musa bin Kılıç bey bin Haydar’ın lakabı Muslihiddin’miş...1460-65 yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de daha çok Manisa Mesir Macunu’nu bulan hekim diye tanınıyorsa da kendisi döneminin önemli tıp hekimi. ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisinde Nebahat Çehre’nin oynadığı Valide Hafza Sultan’ın parasal desteğiyle Manisa’da devasa bir sağlık yurdu kurup başarıyla yönettikten sonra İstanbul’a gelip benzeri çalışmalar yapmış.

Padişahın İlaçları
‘Bahçe’nin yayımladığı müthiş kitaplar var, hemen bitirdiğim bir kitap: Neşati Yağı...  Osmanlı sarayında padişahın yemek, şerbet ve ilaçlarını hazırlayan; tadını, kokusunu ayarlayan Başkullukçu Derviş Mehmed tarafından 1800’lerin başında kaleme alınan risale, Neşati yağı adı verilen bir merhem ile diğer tıbbi yağların etkilerini, faydalarını ve hazırlanışlarını anlatıyor. Taşıdığı bilgiler olağanüstü. Kitabı hazırlayan Prof. Dr. Nil Sarı ile Ramazan Tuğ’u yürekten kutluyorum.

Bir başka önemli kitap da ‘Yadigâr’. 1420’li yıllarda yazılan Yadigâr, Çelebi Mehmed ve II. Murad’a hizmet eden Karatimurtaşoğlu Umur Bey’e sunulmuş. Erken Anadolu Türkçesi ile yazılan ilk tıp kitaplarından ama iyice inceleyince onun da bir sağlıklı beslenme kitabı olduğunu görebiliyoruz. Herkesin anlayacağı dille kaleme alındığı için uzun süre en çok başvurulan eser olmuş, sonraki tıp kitaplarında hep zikredilmiş ve tıp medreselerinde okutulmuş. Tabib İbn-i Şerîf eserinde, sağlığı korumak için gerekenleri, tıbbın genel kurallarını, hastalıkları, ilaçları, ilaç terkiplerindeki bitkilerin nerelerde bulunacağını, nasıl tanınacağını, ne zaman toplanacağını ve ne şekilde kullanılacağını anlatmış...

Osmanlı’da çay ve çayhane
Bu yıl üçüncü çay kitabıyla karşılaşmamız. Bütün gün içilen bu duygu dolu sıvı için bana sorarsanız az bile… Kemalettin Kuzucu’nun on yıllık uzun çalışmasının ürünü olan ‘Bin Yılın Çayı’ okuyucuların, meraklıların ve tiryakilerin karşısına çıkıyor. Kuzucu bu geniş kapsamlı çalışmasında çay ve çevresinde gelişen kültüre derinlikli ve bütünlüklü bir bakış atmaya çalışıyor. Çayı; Türk ve çay kelimelerinin beraberce geçtiği 8. yüzyıldan bugüne kadar taşıyan yazar, tarihsel geri planının yanında ekonomik ve sosyal yönden de konuyu irdeliyor. Çay sadece Türkiye bağlamında da ele alınmıyor kitapta. Çin üzerinden yeryüzüne dağılışından teknik işlemlerine birçok konu gözler önüne seriliyor.

Tatlı Aşklar Tatlıcıda Başlar
Savaş Ünlü’nün yazdığı, Esra İlter’in resimlediği bir kitap ile karşı karşıyayız… On sekiz öyküyle karşımıza çıkan kitabın her öyküsünde ince bir taşlama, hepsinde insanlığın çeşitli hallerinden örnekler var. Kitap tanıtılırken, “Bazen okurlar kendi halini, bazen bir tanıdığın durumunu bulacak okuduklarında. Bir yandan gülerken, bir yandan düşünecek derin derin...” denmiş.Kitapta öykü çok… Afrika’da En Çok Okunan Türk Yazarı kim? Arka Kapak Mankeni ne işe yarar? Hasan Bey’in Cüzdanı nereye uçmuş? Tatlı Aşklar gerçekten Tatlıcıda mı Başlar, Biletime Büyük İkramiye Çıkacak diyor ya da kim Kedi Olmak İstiyorum diyor. Özetle enteresan!

(Akşam)

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.

Yazarın diğer makaleleri