Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 27.08.2007

MUTFAK SANATINDAKİ BAŞARI YOLU

PMYD Yönetim Kurulu Başkanı - Executive Chef Limak Limra Hotel –Food EDITOR Ali Rıza DÖLKELEŞ
‘’Hedef + Başarılı Olmak ‘’ Öncelikli olarak başarının yolu her işte ve meslekte olduğu gibi yaptığımız işi kalben sevmekten ve o işi yaparken mutlu olmaktan geçer. Mutfak sanatında da böyledir; yaptığımız icra etmeye çalıştığımız sanatımızı severek ve içtenlikle yapmalıyız. Başarılı bir şef olmak bu sanatı yapan her mutfak gönüllülerinin hedefidir. Bu yolda ise kişi kendinden vermelidir, özverili olmalıdır, araştırmacı olmalıdır, yenilikçi olmalıdır, samimi dürüst olmalıdır, disiplinli, saygılı olmalıdır. Bu meziyetleri bulundurduğunda ve hedefini iyi belirlediğinde ise başarı kaçınılmazdır. Mutfak sanatına kendisini hayatını adamış, mutfak artık yaşam biçimi olmuş, bu havayı devamlı teneffüs ederek hayatına biçim vermektedir. Burada göz ardı edemeyeceğiz en büyük meziyet ise bu sanatta kişilikli, saygın ve dürüst olmak gerekir. Aşçının hisleri duygu ve düşünceleri kuvvetli olmalı, icra ettiği sanata kendisinden, duygularından yenilikler katmalı. Bu duygu ve yenilikçiliğini barındıramayan kişi asla başarılı, seçkin, saygın bir şef olamaz. Burada biz şeflere büyük görev düşmekte, yarınlarda mutfaklarımızı bırakacağımız gençlere destek vermeliyiz, sahip çımalıyız. Bilmeliyiz ki her bir birey yarınlarda Türk Mutfağının birer neferi olacaktır. Biz nasıl yetiştirir isek o kültür ve bilgi ile bizi temsil edeceğini unutmamalıyız. Biliyorum ki çok iyi kaliteli, yenilikçi ve zamanın teknolojisini iyi kullanan gençlerden oluşan, mutfak timi geliyor bu bizim ve Türk mutfağımız açısından sevindirici. Bu gençlerimizi de mutfaklarımızda özgüven aşılayarak sahip çıktığımızda yarınlarda Türk Mutfağı adına neler yapacağı ne gibi başarılara imza atacaklarını tahmin edebilirsiniz.
Ben öğrencilerime devamlı şunu vurgulamaktayım. Başarılı bir şef olmak istiyorsanız kendinize hedef olarak model bulun sizin için başarılı gördüğünüz kişiyi örnek alarak bu sanatınızda sizin yol göstericiniz olsun, göreceksiniz ki hedeflerinize daha çabuk ulaşacaksınız. Asla bu meslek içerisinde dürüst olun, kişilikli olun renkli dünyalara kapılmayın ve de kişilikli olun. O zaman saygın ve başarılı etrafı tarafından sevilen sayılan bir şef olursunuz.

‘’Sitil ve Karizma’’
Son yıllarda gelişen ve renklenen otel konseptleri ile birlikte, otel yapılarında olduğu gibi bu şekillenme mutfaklarımıza da yansımıştır. Bu yansımalar büfelerde, mutfak donanımların da, gözle görülür şekilde radikal bir biçimde yerini almıştır. Bu değişime ayak uyduran biz şefler de başta kıyafetlerimizde olmak ile beraber vizyon ve misyonda aynı değişimi göstermiştir. Eski yıllardaki mutfak üniformalarına ve şef yapılarına baktığımız da kıyafetler renklendi, önlüklerde logolar yazılar tam anlamı ile moda furyası. Bunun ile beraber şeflerimizde kendilerine özgü saçı, sakalı ile bir sitil yapmakta, benim diyen mankenlere taş çıkaracak şekilde yapmış olduğu yenilikçi fusion, molekiler mutfağına duruşu ile tarzı ve tavrı ile ayak uyduruyor. Tapuları kırıyor. Her yerde olduğu gibi başarıyı, yeniliği her yönü ile gerek görsel gerek tatsal olarak yansıtmak göstermek gerekir.

‘’ Mutfak Sanatkarını Zora Sokmak ‘’
Günümüz otelciliğinde ‘’ Her Şey Dahil ’’ sistemi ile birlikte otellerimizde yiyecek ve içeceğin önemi daha da artmış durumda. Tatilini geçirmek isteyen misafirler otelin kalitesi ile beraber yemeğine büfelerine ve vermiş olduğu hizmete bakmaktadır. Burada yaşamış olduğu bir olumsuzluktan sonrasında bir daha o oteli tercih etmiyor ve etmediği gibi internet ortamında anında yaşamış olduğu mutsuzluğu genele yansıtıyor.
Böyle oluşmuş olan düzen ve sistem içerisinde bu çalışanlarımıza sahip çıkmayan gerekli önemi göstermeyen tesisler ne yazık ki hala var. Bu emeğin hakkını ödemeyen yoktan sayan yöneticiler ve yatırımcılar sorarım daha bu şekilde olumsuzluklar içerisinde nereye kadar yapacaksınız. Tabi ki sizin için Türk turizmi yara almış gelen misafir mağdur olmuş, mutsuz olmuş hiç umurunuz da değil sizin için aylık geceleme ve o doğrultuda ciro ne kadar yapıldı, ne kadarı kasanızda kaldı. Otelinize otel katmak ve arkasından gelsin paralar; misafir memnunmuş, personel maaşını alamamış, tedarikçi parasını alamamış bunlar sizin ilgi alanıza girmiyor. Sonuçta her yıl bir çalışan, başka bir tedarikçi çıkıyor ve bulunuyor.Turist olarak ta hemen başka bir Pazar yaratılıyor. Ne yazık ki Turizm İl Müdürlüğü, Dernekler, Kitle Örgütleri seyirci kalıyor. Neden bunun hesabı sorulmuyor neden bir yaptırım gücü oluşmuyor. Bunu da anlamış değilim. Lütfen birileri bu tarz çalışan sözde otelcileri dur desin.


‘’ Sevdiğim Sözler ‘’

Tık, tık, tık…
Kim o? Hazırlan Gidiyoruz.Sen Kimsin? Nereye Gidiyoruz? Sıran geldi gerçek evine gidiyoruz. Gerçek ev mi? Sen! Yoksa!
Evet. Hadi gidelim. Dur bir dakika…Bir sürü yarım işim var.İş yarım kalmaz.Birileri tamamlar.Oyalanma artık.
Çocuklar, onlar daha çok küçük, bari vedalaşsaydım.
Sen olmadan da büyürler, hadi bekliyorlar.
‘’Bekliyorlar mı ? Onlarda Kim? Gidince görürsün. Anladım. Anladım ama kalbini kırıp, gönlünü alamadıklarım, iyiliğini görüp, karşılık veremediklerim var. Anlayacağın borçlu gitmek istemiyorum.’’
Bunu zamanında düşünseydin!
Zamanında mı? İyi de ben daha zamanım var sanıyordum.
Hepiniz aynısınız…Zaman dediğin , içinde bulunduğun an….Bunun ötesi yok.
Keşke , Keşke ….. Devam etme. Bu günü yaşarken hep yarın var gibi davrandı.Üstündeki üniformanın sorumlulukları var..Yerine getirmedin..Bu sana bir uyarı.Şimdi gitmiyoruz… Ama her an gidebiliriz..Bir daha geldiğimde önünde umut, arkanda pişmanlık olmasın!

Evet dostlar daima devam edecek gibi koşacağız ama yarın da gidecek gibi etrafımızı , kendimizi seveceğiz.



Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.