Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 13.05.2012

Anne Yemeği Candır!

A.İ.B.Ü Mengen Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı Öğr. Gör. Zuhal Özdemir
Zaman zaman karşılaşırım annesinin yaptığı yemeği sevmeyen, bunu da söylemekten çekinmeyen tam dayaklık evlatla. Bu tip, evde yapılan yemeğe burun kıvırır da konuya komşuya gidildiğinde, anneyi mahcup edecek derecede, adadan yeni kurtulmuş Robinson Crusoe gibi, Survivor’dan elenmiş Asena gibi yemeklere saldırır. Sanırsın evde annesi taş kaynatıyor. Anne ve zıkkımın pekini yiyesice çocuğu arasındaki gerginliği hisseden evin hanımı, içten içe maharetiyle gurur duyar, coştukça coşar. Hele bir de gözlerini devirerek ‘ye çocuum ye, aaa şekerim bırak çocuk yesin, hoplar zıplar yine acıkır’ demesi yok mu işte bu konuda çok haklıdır. Zira eve dönüldüğünde anne terliğinden kaçmaya çalışan  tıka basa tok Robinson epey enerji harcayacaktır. Bu tipin daha üst modeliyle geçen bir arkadaşa kısır gününe (evet ben de kısır gününe gidiyorum, her zaman king crab yenmez ya) gittiğimde karşılaştım. Diğer çocukları bilyelerle kandırıp onlarında sarmalarını almış sadece ağzıyla değil, burnuyla ve kulaklarıyla da yiyordu. Yarasın, afiyet olsun da gözlerini belertip ‘anne sen neden böyle güzel yapmıyorsun, teyze bunun içine ne koydun?’ dedi ya, evlat olsa sevilmez yahu.

Bir de annesinin yemeğinden başkasını kolay kolay beğenmeyen, anne yemeği için kilometrelerce yol giden, dönerken tencere tencere yemek taşıyan benim gibi tencereye de para vermeyen hatta eşinin annesi gibi yemek pişirmesini isteyen beyler var. Michelin yıldızlı Türk Şef Ali Güngörmüş’e dünyanın en güzel yemeği nedir? diye sorulduğunda ‘annemin lahana sarması’ diyor. Ne kadar deneyim kazansak, eğitim alsak da nihayetinde damak tadımızın, alışkanlıklarımızın büyük bölümünü annelerimiz yaratıyor. Pırasa, patlıcan, brokoli vs. yiyebiliyorsak da annemiz sayesinde, yiyemiyorsak da...

Dünya’da pek çok şefin ilk ustası bence anneleri hatta aşçılık mesleğini seçme nedenleri de (ıssız adamı örnek alanları saymıyorum). Zira bu meslek aşkını annelerden başka kim aşılayabilirdi. Şeflerin annelerinin reçetelerini geliştirerek ortaya koydukları çalışmaların sayısı da yadsınamaz ölçüde. Belki füzyon, moleküler, prezentasyon bilmezler (ki isteseler bunları yapar üstüne Ferran Adria’ya bir de kazak örerler) ama günümüzün mutfak akımında olduğu gibi yerellik ve doğallıktan yanalar. İşte bu yüzden dünya’nın en iyi şefleri de anneler en iyi lezzetleri yaratanlar da. Bize hergün bıkmadan usanmadan, bollukta, yoklukta, zevkle hazırladığınız dünyanın en güzel yemekleri için elinize, kolunuza, canınıza sağlık.

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.