Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 19.11.2011

Çikolatalar da nefisti yemekler de

Ali Rıza Kardüz

Ascona’da Godiva çikolatalarının kurucusu Pierre Draps ile tanıştıktan sonra Eden Roc otelinde yemek yedik
Geçen pazartesi İstanbul’da hava yağmurlu ve soğuktu. Saat 9.00’da uçağa bindik. Milano’ya uçtuk. Oradan Como ve Lugano göllerinin arasından geçerek İsviçre’de Maggione gölü kıyısındaki tatil şehri Ascona’nın Eden Roc Oteli’ne ulaştık. Öğle yemeğimizi yedik. Güneş batıncaya kadar göl kenarında oturduk. Sonra tekrar uçağa atladık. Saat 22.00’de İstanbul’a döndük.
Yemeği anlatmadan, bu bir günün hikayesini anlatayım. Zuhal Şeker telefon etti. “Murat Ülker, Godiva’nın kurucusu Pierre Draps’ı görmek için Ascona’ya gidiyor. Siz de gelirseniz Draps ile tanışırsınız” dedi.
Pierre Draps 92 yaşında. Babası Belçika’da bir çikolata firmasındaki işinden atılınca karısı ve çocukları ile birlikte Brüksel’de Draps çikolatalarını üretmeye başlamış. Baba ve anne ölünce işi çocuklar yürütmüş. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kardeşler Lady Godiva markasını yaratmış. Pierre Draps kardeşi öldükten sonra Godiva’yı 1966 yılında Amerikalılara satmış. Pierre Draps çikolata ustası. Firmayı satmasına rağmen mutfakta kalmış. Çikolataların formüllerini yapmayı sürdürmüş.
Bilindiği gibi Godiva’yı 2007 yılında Ülker grubu satın aldı; yurtdışında büyüyor, mağaza sayısı artıyor. Godiva’nın cirosu 500 milyon dolarlardan 700 milyon dolarlara yaklaşır oldu.
Murat Ülker, Godiva’yı satın aldığından bu yana Pierre Draps ile tanışamamış. Yaşlanan Draps, İsviçreli karısı Ingrid ile Ascona’da yaşıyor. Onları görmeye ve tanışmaya Ascona’ya gittik. Gölün kenarında karı-koca Draps’larla buluştuk. Godiva’nın ABD’deki tesislerinde çikolata formüllerini hazırlayan, yeni çikolatacı başı Thierry Muret kendi hazırladığı çikolata çeşitlerini getirmişti. Godiva markasının yaratıcısı yeni çikolata çeşitlerini teker teker denedi. Beğendi.
Önce geyik eti sonra balık yedik
Tonton çikolatacıya iki soru yönettim. “Godiva’yı neden Amerikalılara sattınız?” ve “Dört yıl önce Türklerin satın aldığını duyduğunuzda ne hissettiniz?” dedim. “Kardeşlerim ölünce tek başıma kaldım. Ondan sattım. Sattığıma pişman olmadım. Godiva’yı Amerikalılardan Türklerin aldığını duyunca önce şaşırdım. Sonra alanların da çikolatacı olduğunu öğrenince rahatladım” diye konuştu.
Ascona manolya ağaçları ve kamelya çiçekleri ile ünlü bir tatil yöresi imiş. Gölün kıyısı ve gölü çevreleyen dağların yamaçları lüks oteller ve lüks villalarla dolmuş.
Eden Roc Oteli şehrin en lüks otellerinden biri. Gölün kıyısında. Buranın lokantasında yediğimiz yemek gerçekten lüks bir yemekti. Lokantanın dekoru klasik; masalarının örtüsü, tabağı, çatalı, bıçağı, bardağı çiçeği düzgün. Servis elemanları işini bilen, saygılı, doğru dürüst giyinmiş kimseler.
Ben yöresel yemeklerden seçmek istedim. Geyik eti karpaçyosu istedim. Soğuk geyik etini yaprak gibi ince ince doğrayarak tabağa dizmişler. Üzerine sıcak kavrulmuş dağ mantarı ile taze elma parçalarından bir kule yapmışlar. Fındık yağı ile tatlandırmışlar. Her lokantada yenilemeyecek bir yemekti.
Ondan sonra da gölde tutulan ‘pike perch’ isimli balığı ısmarladım. Levrek tadındaki bir parça balığı derisi ile ızgarada pişirmişler. Maydanozu parçalayıp zeytinyağına karıştırarak yemyeşil bir sos elde edip tabağın altına sosu koymuşlar. Sosun üzerine ızgara mevsim sebzelerini dizmişler. Sebzelerin üzerine de balık parçasını oturtmuşlar. Bu kadar nefis bir balık yemedim diyebilirim.
Yemeğin sonunda tatlı olarak, çeşitli taze ‘berry’lerin üzerine dizildiği krem brüleyi denedim.
Lokantanın şefi Katmesin Cyrill ısmarladıklarımızdan önce hepimize birer küçük tabak kaz ciğeri ikram etti.
Salon şefi Sassore Nikola ile masamızın sorumlu servis elemanı Matied’in hizmetinden pek memnun kaldık. Yemekte bir şişe Barbaresco 2008 kırmızı şarabı paylaştık (85 avro). Yemek listesinde dikkatimi çeken şampanya ve havyar fiyatları oldu. Bu tür lüks lokantalara gelenler şampanyaya ve havyara ne öder diye maraklandım. Christal Brut şampanyanın şişesi 1255 avro, Don Perignon’un 675 avro. 30 gr. havyar için 300 avro ödüyorsunuz.
Listede yer alan yemeklerden çorbalar 16, karpaçyolar 28, pateler 28, balıklar, av etleri, kırmızı etler, beyaz etler 42-44 avro. Kaz ciğeri 59 avro. Öğle yemeğinde seçmeli tabldotda iki kap yemek 38, üç kap yemek 58 avro.

 

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.