Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 12.11.2011

Şehirlerarası yemek tarif servisi

Yazar Metin Münir

Şehirlerarası yemek tarif servisi mi, diye sordum?    “Evet” dedi telefona çıkan kadın. “Bekâr erkeklere telefonda yemek tarifleri veriyoruz. Çok küçük bir ücrete” Güldü. “Para kazanmak için her fırsattan faydalanmalıyım artık.”
Tamam, dedim. Borcuma ilave et.
“Bugün ne pişirmeyi düşünüyorsun?”
Bahçede artık küçük bir bostan vardı. Karpuz, kavun, biber, domates, salatalık, nane, maydanoz ve bir sıra mor beyaz patlıcan.
Büyümelerini hayretle izliyorum. Pazardan alındıklarında kalem gibi ince ve ufaktılar veya tohum olarak ekildiler. Gözlerimin önünde küçük bir mucize meydana geldi. Yıllardır, sadece manavlarda gördüğüm sebzeler, kararlı ve emin bir biçimde büyüdü, çiçek açtı ve süratle ürün vermeye başladı.

Patlıcanları pijama gibi soy...
Birkaç günde bir koparttığım salatalık ve biberler çoktan unuttuğum, taze, yumuşak ve kokulu tatları geri getiriyor. Mor beyaz patlıcanlarım oldu.
Bugün patlıcan karnıyarık yapacağım, dedim. İlk defa.
“Patlıcanları pijama şeklinde soy” dedi telefondaki ses. “Isınmış yağda kızart. Sonra cerrah titizliği ile tek yüzünü hastanın karnını açar gibi dikey aç. İki başını bırak. Bir başka tavaya da kıymayı koy, üç soğan (soğanı ikiye böl, yarım ay şekline üstten kes), bir iki yeşil biber, iki üç domates, karabiber, tuz, baharat. Kıyma pişince karnıyarığın içine doldur. Sonra dolu patlıcanları yayvan tencereye koy. Üstlerine birer halka domates koy. Maydanoz koy. En üstüne yarım su bardağı sıcak su koy. Çok kısık ateşte on 15 dakika pişir. Çok kolay.”
Üff, dedim. Hep böyle söylüyorsun. Çok karışık. Sen gelip yapsana.
Güldü. “Evlendirme servisimiz de var” dedi. “Telefonda güzel patlıcan karnıyarık tarifi yapan, kumral, ela gözlü, beyaz tenli, bir elli sekiz boyunda bir kadın var. Şu anda seninle konuşuyor. Onunla evlenmeni tavsiye ediyoruz.”

Yemek tarifleri dosyada
Ondan aldığım yemek tariflerini yazıp bir dosyada saklıyorum. Bahçeye çıkıp patlıcan topladım. Dediği tarife uyup pişirdim. Soğumasını bekledim ve oturup yedim. Telefon çaldı.
“Nasıl oldu yemeğin?” diye sordu.
Dediğin her şeyi yaptım, ama, seninki kadar lezzetli olmadı, dedim. Hiçbir zaman yemeklerim seninkiler kadar lezzetli olmuyor. Nedenini keşfettim. Öğrenmek istiyor musun? Tek başına yendikleri için. Yani lezzetsiz olmalarının lezzetle ilgisi yok. Yalnız yaşamanın en kötü tarafı tek başına yemek yemek.
“Evlendirme servisimiz dokuz ile beş arasında açıktır” dedi. “Mesai saatleri dışında ararsan mesaj bırak. Sana geri döneceğiz.”
Ve hain bir kahkahayla telefonu kapattı.
Balkona çıktım. Cinsini bilmediğim bir arı, pergolayı kaplayan yaseminde, bir çiçekten diğerine dolaşıyordu. Başı bazı çiçeklerin içinde diğerlerinden daha uzun zaman kalıyordu. Bir ara önüne penbe bir zakkum çiçeği çıktı. Ona yüz vermeyerek beyaz yaseminlere döndü. Sonra arılığına başka yerlerde devam etmek üzere gözümden kayboldu.
Yalnız yemek yemekle bir sorunu varmış gibi görünmüyordu.

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.