Hangi pencerenin arkasındayız?!
Hotrain Otel ve Restoran Eğitimleri Sevda Samancı - 22.07.2007
Günümüz modern dünyasının en belirleyici yaşam biçimi haline gelen tüketim kültürü, her alanda olduğu gibi beslenme kültürümüzüde etkilemiş, değiştirmiştir. Ev dışında yemek yiyen insan sayısındaki ve gıda kaynaklı hastalıklardaki artış, toplu beslenme hizmeti veren sektörlerde özellikle otel ve restoranlarda gıda güvenliği kavramını, kaliteli hizmet anlayışının ve güçlü rakabet ortamındaki farklılığının en net adımlarından biri olarak öne çıkarmıştır. İnsanlar seyahat sırasında ve dışarda tükettikleri gıdalara daha fazla dikkat etmelidir. Kurumlar farklı iklim koşullarının, beslenme alışkanlıklarının, zayıf bağışıklık sistemlerine sahip olma olasılıklarının yaratacağı sorunları öngörüp tedbir almalıdır. Ülkemizde genellikle kalite yaklaşımları son ürün kontrollerine yöneliktir. Ancak hızla gelişen şartlar ve yaşanmış olaylar göstermiştir ki bu yaklaşım daha fazla maliyet, yetersiz güvenlik ve prestij kaybı demektir. Onun yerine “tarladan çatala güvenli gıda” bakış acısını kazanmak ve uygulamak gereklidir. WHO(Dünya Sağlık Örgütü) her yıl binlerce gıda ile insanlara bulaşan hastalığın ortaya çıkışını rapor etmektedir.Ya rapor edilemeyenler...!
Bu doğrultuda güvenli gıda üretmek amacıyla kurulmuş HACCP(Hazard Analysis and Critical Control Points / Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) / Iso 22000(Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi) toplam kalite yönetimi dahilinde ele alınır ve olası tehlikelerin önlenmesini sağlar. Bu bağlamda gıda güvenliği hizmet kalitesinin dolayısıyla kalite sistemlerinin en önemli basamaklarından biridir. Öncelikle atılması gereken ilk adım, kurulması planlanan gıda güvenliği yönetim sistemlerinin temelini oluşturan gıda güvenliği, temel hijyen ve sanitasyon gibi kavramların pekiştirilmesi ve çalışma alanlarında uygulanabilirliğinin sağlanmasıdir.
Ne yazık ki hala hizmet sektöründe (otel,tatil köyü, restoranlarda vb.) hizmet kalitesi dendiğinde akla gelen sorunlardan biri de personel eğitim düzeyidir.
Şüphesiz hijyen kavramına aynı zamanda kişisel bazda dikkat etmek gerekir.Çalışanlar tüm dış ortamdaki mikroorganizmaların ve kirleticilerin etkisi altında olduğundan kendi kişisel hijyen yetersizliğinin ve çalışma sırasındaki ufacık ihmallerin enfeksiyonların ve bulaşmanın en önemli kaynağını oluşturduğunun farkında olmalıdır. Personeli, ciddi anlamda farkında olmadığı tehlikelerden ve muhtemel oluşacak hayati düzeydeki problemlereden sorumlu tutmak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bu sorun ancak gıda güvenliği kavramının tüm ilgili personele aşılanması ve yaşam biçimi haline gelecek düzeyde bir bilincin oluşturulup sürekliliğinin sağlanmasıyla aşılacaktır. Efektif bir eğitim planlaması her departmana eğitimlerin ayrı verilmesiyle oluşacaktır.Housekeeping, mutfak ve servis personelleri için farklı çalışma alanları, ekipmanları göz önünde bulundurularak hijyen eğitimleri verilmelidir. Genel hijyen, kişisel hijyen, gıda hijyeni ve HACCP gibi konular ele alınarak temel bir bilincin oluşturulması sağlanmalıdır. Kurumların çalışanlarına vereceği iç yada dış kaynaklı eğitimler ilk olarak personelinin farkındalığını arttıracak fakat nihayi olarak kendi kalitesinin ve vizyonunun gelişmesini sağlayacaktır.Bu anlamda personel bilinci kadar yöneticilerin de bakış açısı, kalite sistemlerini ele alış biçimleri çokça önemli olup sektördeki farklılıklarını gösterecek temel öğelerden biridir. Bilindiği gibi bireyin her zaman sağlıklı bir şekilde hayatını devam ettirebilmesi için besin değeri yok edilmemiş,sağlıga ve uygun normlara göre üretilmiş besinlere ulaşması en temel ve mutlak hakkıdır.Bu bilinçle hareket eden kurumlar sadece bugün değil gelecekte de kendine yer bulacaktır.
Ve düşünüründe söylediği gibi,
“Kendinizi temiz ve parlak tutarsanız iyi edersiniz,çünkü arkasına geçip dünyayı görmeniz gereken pencere sizsiniz.”
B.Shaw