Electrolux
Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı
İşte Bizim Mesleğimiz Aşçılık
Executive Chef Lisbon Culinary Academy Team Turkey Captan Rafet İNCE - 07.07.2007
 
Lütfen okuyunuz yada Aşçılıkla ne alakası var demeyin çok alakası var. Mesleğe 10 sene zamanını teslim etmiş biri olarak bizler birer insan mühendisiyiz.
Toplumun çok uzak olduğu ve yaşamlarında çok ender görebilecekleri olayları bizler bir gün içerisinde onlarca kez yaşarız. Yaşamımız durağan değildir. Yaptığımız her şeyin planı ayrıdır ve yerine göre değişir. Bu yüzden personelimiz tarafından dengesiz olarak adlandırılırız. Bu meslek öyledir ki, krizlerden ilk önce etkilenir.

Kısa zamanlarımız içerisinde, çaresizlik sıkça arkadaşımız olur. Belli bir dengenin ortasında çok uzun süre gidemeyiz. Edindiğimiz bilgiler çok bilimsel olmayıp günlük olayların yansımalarının toplanmış analizleri olarak sunarız. Operasyonun kalbi olmak isteriz. İstemesek bile, olayların içinde kendimizi buluruz. Her şeye karşı farklı stratejiler geliştirip uygulamak zorundayızdır. Bu çalışma süresinde, inandırıcılığımızı da kaybettiğimiz anlar çoktur. En önemlisi yalnızızdır. Doğruyu hep ararız çokça da emin olamayız. Sürüklenmiş yüreklerimiz hasta bedenlerimiz vardır. Çılgın yada deli insanlar olarak adlandırılırız. Normal insanlara göre gelişmiş saplantılarımız, çokça paronayalarımız vardır.

Bu meslekte, Dünya’nın kokusunu hissettiğimiz anlar çok azdır. Zamanın yitip gittiğini ancak bedenimiz yaralar aldığında farkında lığımızın anlamı ile ortaya çıkar. İnsanların arasında yok oluruz. Her şeyi bırakıp gitmek hep isteriz ve tüm bunlar insanlara dairdir. Biz ise her anımızı bu duygular içersinde geçiririz.

Bazen bir sanatçı bazen katıksız bir despot olmak zorunda kalışımızdan dolayıdır ki, ikilem yanımızda gezen dostumuzdur. Aldığımız bilgileri hep unutmak zorunda kalırız. Her bedene yakışan güzel giysiler dikmek zorunda kalışımız bizleri iyi birer terzi yapar. Geçmişimizden söz etmeyi o anlarla yaşamayı çok severiz. Sevenlerimiz kadar, nefret edenlerimiz vardır.

Düşüncelerimiz birbirinden kopuk dağınıktır. Başkaları tarafından garip karşılanan hobilerimiz, tatmin olamayan davranışlarımız, gülen yüzlerimizin ardında ağlayan yüreklerimizi taşırız. Bireylere çok güzel önerilerde bulunur. Kendimize o önerilerin çok azını uygularız.

İşte bu bahsetmiş olduklarımın küçük bir bölümü bizim mesleğimiz ve maalesef ki, yaşama dönüşen bir alışkanlığımız.

Yoğun olarak antropoloji ve tarih okumuş biri olarak, kişinin ilk önce kendisinin sonra çevresinin farkında olmasının düşüncelerini geliştirdiğini inanıyorum. İnsanın içindeki dağınıklığı aşabilmesi için en önemlisi üretkenlimizin gelişerek ilerleyebilmesi hangi yerde nasıl yaşıyoruz sorusunu hep sormamıza bağlı olduğunu düşünüyorum. Ruhlarımızı dinginliğe ulaştırabilenin yolu saptamalarımızın üzerine gitmekten geçer. Nasıl yapabilmek değildir, önemli olan nerde neyi yapabileceğimizdir.

Başarı tüm bunlarla mutlu kılabilmektir insanları. Sırlar yoktur, sadece göremeyen gözler vardır. Teori ve pratiğin geliştikçe görme alanın gelişir. Sanat tüm bunların farkında olup ne kadar istediğine bağlıdır ya da bu kısacık hayatta ne yapmak istediğine.

Ben mesleğimizde, başarıyı, kendini ifade edebilmek, sorumlu olduğun kişilerin ifadelerini anlayabilmekten geçtiğine inandım ve her zaman da inanacağım.

Sadece bilimsel formasyonun başarıyı getirdiğine inanmıyorum. Kişinin ihtiyaçlarının neye ne kadar olduğunu bilmesinin birincil koşul olması, gereksinmelerinin buna göre düzenlemesi gerekmektedir.

Kişiyi ben yapan en önemli özellik, önce kendine saygınlık, sonra dünya’nın önünde eğilmek kişiyi ben yapar. Bizler bu meslekte irili ufaklı hepimiz dünya’yı anlamadan ben olmayı, paylaşmadan karar vermeyi, küçük hatalarımızdan ötürü bireyleri kaybetmeyi daha sayamadığım bir çok nedenler olmuş hayatlarımız.

Bu meslek ne bizim bildiğimiz kadar basit, nede Dünya bizlerin gördüğü kadar küçük değildir. Bizler Ülkemizdeki turizmin durumundan ötürü, mesleğimize olan bakışımızı, vizyonumuzu, kararlığımızı beklide yavaş yavaş kaybediyoruz.

Oysa yarım asır önce insanların hayalleri, kararlılıkları ve vizyonları ne boyuttaymış.

25 Mayıs 1961’de Başkan John F.Kennedy Birleşmiş Milletler’de bir konuşma yapıyor.

Konuşmanın başlığı Acil Milli İhtiyaçlarımız. Salonda bütün devlet başkanları hem şaşkın hem de o yıllarda olağan olan acil milli ihtiyaçlarımız sözünden tarım, ekonomi, sağlık gibi, konulardan bahsedeceğini tahmin ediyorlardı. Oysa durum pek de tahmin edilebilen bir şey olmadığını aşağıdaki sözcüklerden anlaşılmaktaydı.

Başkan, Amerika Birleşik Devletleri aya bir adam gönderecek ve bu projeyi on yıl bitmeden gerçekleştirecektir. İşte bu hem, Amerika Birleşik Devletlerinin hangi kararlılık ve vizyon peşinde olduğunun Dünya’ya bir açıklaması hem de, o tarihte ki, S.S.C.B.’nin en büyük rakiplerini bizler hangi işler ile meşgul oluyoruz demelerinin bir yansımasıydı.

Halbuki, Sovyetler o tarihte hem askeri hem de uzay keşiflerinde çok daha öndeydi. Amerika ve Birleşmiş Milletlerdeki ülkelerin bir kaçı ile birlikte, Apollo projesiyle hem milli gururu, hem de federal hazineyi son imkanlara varıncaya dek zorlayarak, bu uçuş serisini gerçekleştirmek için tüm hızıyla çalışmalarına başladılar.

Neden sorusunu burada kendimize yönelttiğimizde on yıl sonra yapılacak işlerde ne kadar kararlı olduklarını göstermelerdir.

Başkan Kennedy bu konuşmayı yapıp ülkesine döndüğünde, Başkan imkansız işler ile hem federal devletin kasasını hem de hayal işler ile zaman kaybediyor diyenlere, tam dokuz yıl sonra bir bireyin ve halkın hayallerini gerçeğe dönüştürdü.

19 Temmuz 1969, Apollo 11 Modeli ayın yüzüne ayak bastı. Ertesi gün ay yüzüne ayak basan komutan Neil Amstrong tüm dünya’ya şu sözü söyledi.

Bu, bir adam için bir adım, Dünya için kocaman bir atılımdır. Dört gün sonra yeryüzüne dönmüşlerdi. Bu insan dehası ve beyninin zirvesiydi. Ayrıca vizyon ve kararlığının çok güzel bir göstergesiydi…

NOT
Her Zaman Bildiğiniz Politikaları
Uygulamaya Çalışırsanız,
Yine Her Zamanki Ettiğiniz
Karları Elde Edersiniz..


 
+ Yorum Ekleyin :
İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Diğer Makaleler :
Nedim Atilla - 14.05.2012
Zuhal Özdemir - 13.05.2012
Nevin HALICI - 12.05.2012
Gökmen Sözen

 
  Dergiler Haber Portalları Web Video Etkinlik
Ana Sayfa  .   Haber  .   Yazarlar  .   Röportaj  .   Dosya  .   Organizasyon  .   Dergi  .   Künye  .   TV  .   Kitap
Tasarım ve Kodlama : BzLabs Interaktif <info@bzlabs.com>
©2007 - 2012 Gökmen Sözen Görsel Çözüm Hizmetleri <info@foodinlife.com.tr> . Her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz.