Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 03.09.2010

Dünyada et fiyatları 20 yılın zirvesinde

Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım
Dünya Gazetesi’nde yayınlanan “Dünya’da et fiyatları 20 yılın zirvesinde” başlıklı haber ve bu habere yazdığım “Kuraklığın faturası” başlıklı uzman görüşüm…
Dünyada et fiyatları 20 yılın zirvesinde
DIŞ HABERLER- Türkiye’de et fiyatlarındaki artış nedeniyle gündeme gelen ithalat tartışmaları devam ederken, dünyada da et fiyatları büyük bir hızla yükseliyor. Bir taraftan gelişmekte olan ülkelerin talebinde artış yaşanırken diğer yandan ABD ve Avustralya gibi önde gelen ihracatçıların üretiminde meydana gelen düşüş, dünya genelinde et fiyatlarını 20 yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Karadeniz Bölgesi’ndeki kuraklık ve birçok ülkede seller, fırtınalar nedeniyle tahıl üretiminde düşüş görüldüğü bir dönemde et fiyatlarının tırmanması, zaten son iki yılın en yüksek seviyelerinde gezinen gıda fiyatlarında enflasyon endişelerini tetikliyor.
Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından hazırlanan global et endeksi ağustos ayında 1990′dan bu yana en yüksek değerine ulaştı. Endeks geçen yıla göre ortalama yüzde 16 yükselirken; bu dönemde kuzu eti fiyatları 37 yılın zirvesine çıktı, dana eti fiyatları iki yılın zirvesini gördü, kümes hayvanları ve domuz eti fiyatı da güçlendi.
Gelişmekte olan ülkelerde et büyük bir hızla artıyor. Orta sınıfın büyümesi ve refah düzeyinin artmasıyla birlikte başta Çin olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde gıda alışkanlıklarının değişmesi ve protein ağırlıklı beslenmenin tercih edilmeye başlaması et talebini artırıyor. Roma merkezli FAO’nun hayvancılık ekonomisti Pedro Arias, özellikle Asya ve Ortadoğu’nun talebinin sürekli bir artış grafiği çizdiğini ancak tüccarların, üretimleri azaldığı için talebi karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi.
Fiyatlardaki artış, Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) çok da büyük olmayan et piyasasına spekülatif para girişlerini hızlandırdı. CBOT’ta canlı dana kontratları yılbaşından bu yana üçe katlandı ve 1 pound yani 453 gram etin fiyatı 1 dolarla 22 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Avustralya’da üretilen kuzu etinin fiyatı da 5.50 dolar/kilogram ile 1973-74 sezonundan bu yana en yüksek rakamı gördü.
Ancak fiyat artışlarının bu işlemlerden değil, tamamen arz-talep dengesindeki bozulmadan kaynaklandığı belirtiliyor. Avustralya ve Latin Amerika’daki büyük ihracatçı ülkelerde kuraklık ve hayvan yemi maliyetlerinin artması üretimini baltalıyor. 2010′da dünya genelinde et üretiminin baskı altında kalacağının düşünen FAO, küresel sağır üretiminde bu yıl sadece 200 bin ton artarak 64.9 milyon ton olacağı tahmininde bulunuyor. ABD Tarım Bakanlığı da, ülkenin dana eti üretiminin geçen yılın yüzde 1 gerisinde kalacağı ve 12 milyon tona ineceğini hesaplıyor. Finans krizinde et fiyatlarının düşmesi ve yem fiyatlarının artmasıyla hayvan yetiştirmekte zorlanan çiftçilerin sürülerini küçültmesi, ülkenin üretiminin düşmesine neden oluyor.
Güney Amerika’da ise Brezilya, Uruguay ve Paraguay’da üretiminin artacağı fakat Arjantin’de geçen yıla göre bir değişim yaşanmayacağı tahmin ediliyor. Ancak dünyanın diğer bölgelerinde üretimin azalması Güney Amerika’daki artışı gölgeleyecek gibi gözüküyor. Avustralya ve Yeni Zelanda’da çiftçiler yeni sürüler oluşturmaya çalışıyor.
Rusya’da hayvan sayısı yüzde 2 azalırken, et üretiminin de buna paralel bir şekilde düşmesi bekleniyor.
Asya’ya bakıldığında ise Çin’de getirisi azaldığı için çiftçilerin üretimi azaltması nedeniyle yüzde 5 daralma bekleniyor. Güney Kore’de, yılın ilk yarısında baş gösteren şap hastalığı yüzünden üretimin görünümü belirsizlik içinde. Hindistan’da et üretiminde sınırlı artış beklenirken, sellerin vurduğu Pakistan’da et üretiminde düşüş meydana geleceği tahmin ediliyor.
Afrika’da, sağır eti üretiminin yüzde 1′in altında bir artışla 4.8 milyon ton olması bekleniyor. Batı Afrika’da Çad ve Nijer başta olmak üzere birçok ülkeyi etkisi altına alan kuraklık hayvan ölümlerini artırdı. Doğu Afrika’da ise Etiyopya, Kenya ve Sudan’ın güney kesimlerinin su kıtlığı çekmesi üretimi olumsuz etkiliyor.

Kuraklığın faturası
Uzman Görüşü/ Ali Ekber Yıldırım

Küresel ısınmaya bağlı olarak her yıl dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan kuraklık, tarım sektörünü, hayvancılığı olumsuz etkiliyor. Deyim yerindeyse kuraklık dünyayı sarsıyor. Kuraklığın faturası büyüyor.
Dünyada yaşananları daha iyi anlamak için ülke olarak yaşadığımız örneği iyi analiz etmekte yarar var.
Türkiye’de 2007 ve 2008’de sonuçları ağır bir kuraklık yaşandı. Üretim azaldı. İthalatın faturası büyüdü. Yem fiyatının artması ile süt inekçiliği yapanlar, sattığı sütle yem alamaz duruma gelince yaklaşık 1 milyon süt ineği kesildi. Türkiye’de hayvancılık sektörü çöktü. Gerekli önlemler alınmadığı için şimdi ithalatla et fiyatı kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Kurbanlık hayvanlar bile ithal edilecek.
Dünyada da farklı bir tablo yok. Rusya,Latin Amerika, Avustralya ve diğer ülkelerde yaşanan kuraklık tarımsal üretimi dolayısıyla hayvancılığın en önemli girdisi olan yem hammaddesini pahalı hale getiriyor. Maliyet yükseliyor. Bir yandan da hayvan varlığı azalıyor. Dünyanın en büyük ihracatçısı konumundaki Uruguay, Şili, Arjantin,Yeni Zelanda, Avustralya’daki hayvanlara talep artıyor. Talep artınca fiyat yükseliyor. Dünyaya hayvan ve et sağlayan ülkelerde kuraklık yaşanması sorunun büyümesine ve fiyatın daha da yükselmesine neden oluyor. Bu süreç birkaç yıl daha sürecek gibi görünüyor.

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.