Anasayfa » Haber » İstanbul’dan dünyaya yayılan profiterolün çıkış noktası: İnci Pastanesi

İstanbul’dan dünyaya yayılan profiterolün çıkış noktası: İnci Pastanesi

İnci Pastanesi, Lucas Zigoridis tarafından hayata geçiriliyor. 15 yaşında İstanbul’a göç eden ve pek çok pastanede deneyim kazanan Zigoridis, 1944 yılında Cercle d’Orient binasındaki 124 numaralı dükkânda İnci Pastanesi’nin kapılarını açıyor. 

Lucas Zigoridis, İstiklal Caddesi’nde hizmete açtığı İnci Pastanesi’nin uzun soluklu olmasını istiyor. Ancak cadde üzerinde çok sayıda pastanenin varlığını da göz önünde bulundurarak, rekabet ortamında ayakta kalmanın zor olduğunu da görüyor ve bir yenilik arayışı içerisine giriyor. İçi kremayla doldurulmuş hamur toplarının üzerine çikolata dökerek hazırladığı tatlıyı İstanbulluların beğenisine sunuyor. Bugün isim hakkının İnci Pastanesi’nde olduğu ve “profiterol” adını verdiği bu leziz lezzet kısa sürede şehrin efsanesi haline geliyor. 

“İnci Pastanesi halkın pastanesidir” 

Profiterolüyle sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın da dikkatini çeken İnci Pastanesi, bugün Musa Ateş tarafından işletiliyor. Aynı zamanda başarılı işletmecinin çocukluğunun pastanesi. Öğrencilik yıllarında İnci Pastanesi’nde çalışmaya başlayan Musa Ateş, bugün hâlâ işinin başında. Ateş, İnci Pastanesi’yle ilgili düşüncelerini şu sözlerle anlatıyor: “İnci Pastanesi, kuruluşundan bugüne gerek işletmecilikteki başarısı gerekse de çalışanlarının özverisi ile bir gönül birliğinin yaşayan projesi oldu. Ben bu pastanenin çoğu dönemine şahit oldum. İnci Pastanesi halkın pastanesidir. Kendini yok etmedi aksine var olmaya devam etti. 7 yıl önce şimdiki yerimize taşındık. O güzel insanlar nasıl İnci Pastanesi’ni var etmişse biz de halkın desteği ile onu korumaya çalışıyoruz. Ben 1960’dan beridir İnci Pastanesi’ndeyim, ilk girdiğim zaman talebeydim ve şu an hâlâ yaşlı bir talebeyim” açıklamalarında bulunuyor. 

“Mühim olan kalitedir” 

Bugün dünyaca severek tüketilen profiterol Lucas Zigoridis’in pastacılık dünyasına sunmuş olduğu bir lezzet. “Mühim olan kalitedir” diyen Musa Ateş ise sözlerini şöyle noktalıyor: “Eğer kalitesiz bir üretim yapıyorsanız o iş başarılı olmaz. Biz kültür varlığı diyoruz ve bu noktada üretimi bozmuyoruz. Şu an tek şubede devam ediyoruz. Bizde her çeşit ürün mevcut; pasta, çikolata, profiterol… Ürünlerimizi denemeye sadece yurt içinden değil yurt dışından da misafirlerimiz geliyor. Dolayısıyla uluslararası bir markayız” ifadelerini kullanıyor. 

Sosyal Medya'da Paylaşın

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

TÜROB’un düzenlediği “Sektör Yetenek Avında” yarışması için jüriler oylarını kullandı

Türkiye Otelciler Birliği’nin (TÜROB), gastronomi turizminin gelişmesine katkı sağlamasının yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun ...

Kökenlerin toprağından kahve kültürü

Etiyopya’nın İstanbul Başkonsolosluğunca “Kökenlerin toprağından kahve kültürü” adıyla düzenlenen etkinlikte ülkenin zengin kahve kültürü tanıtıldı. Etiyopya’nın İstanbul ...

ETÜDER yıllık değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi

Ev dışı tüketim kanalının varlığını kamuoyuna duyurmak amacıyla bir araya gelen şirketler tarafından kurulan ETÜDER ...

‘İnci’ kazanan restoranlar sahiplerini buldu

Hürriyet ve Karaca iş birliği ile gastronomi dünyasına kazandırılan 2020 ‘İncili Gastronomi Rehberi’ Hürriyet Kitap ...

Swissôtel The Bosphorus, Istanbul Genel Müdürü Uğur Talayhan Host Summit’te yer alacak

Accor Türkiye Lüks Markalar Bölge Başkan Yardımcısı ve Swissôtel The Bosphorus, Istanbul Genel Müdürü Uğur ...