Londra’nın cazibe merkezi: Bluebird Chelsea
foodinlife.com.tr - haber / Eklenme Tarihi: 24.04.2019 14:01:57

Londra’nın cazibe merkezi: Bluebird Chelsea

Londra’nın “celebrity” mekanları arasında göze çarpan Bluebird Chelsea, şahane iç dekorasyonu ve modern Avrupa mutfağının en güzel örneklerinin sunulduğu menüsü ile görülmesi gereken bir restoran olarak öne çıkıyor. Kısa süre önce New York ve Tokyo’da da açılan şubeleriyle ismini sıklıkla duymaya başladığımız Bluebird’ün, Londra’daki ilk adresini sizler için inceledik.

Ünlü King’s Road üzerinde bulunan ve parıltılı bir Art Deco mimarisi ikonu olarak göze çarpan Bluebird Chelsea, Londra’nın en simgesel mekanlarından birisi. Zemin katta rahat bir avlu ve kafenin bulunduğu mekânda, birinci katta ise daha rafine, restoran ve bar konseptli geniş bir salon, özel yemek odaları, şarap mahzeni ve çok özel ürünlerin satıldığı bir gurme market bulunuyor. Bluebird Chelsea bu muhteşem yapısı ile özellikle Avrupa’da son yıllarda öne çıkan “gastrodome” konseptli yapıların en önemli örneklerinden birisi olarak görülüyor.

Restoranın böylesine büyük bir yapı üzerine kurulu oluşu tarihinden kaynaklanıyor. 1923 yılında hayatına başlayan bina, orijinal olarak Bluebird Motor Company’ye ait, benzin depoları ve yüzlerce araç kapasiteli büyük bir garaj olarak inşa edilmiş. Geniş yapı içerisindeki depo ve tamir atölyesine ek olarak, dönemin şartlarına uygun olarak, oldukça zevkli biçimlerde kadın ve erkek sürücüler için ayrı odalar tasarlanmış. O yıllardan bugüne, ambulans istasyonu, defile sarayı gibi birbirinden ilginç konseptlere ev sahipliği yapan yapı, 1997 yılında, Sir Terence Conran’a ait şirket grubu tarafından bir restoran, bar, kafe ve özel yemek odalarını da içeren bugünkü “gastrodome” haline dönüştürülmüş.

Zemine yayılan ağaçlar, yumuşak deri ile kaplanmış banketler, egzotik saksı bitkileri ile döşenmiş ve geniş bir at nalı barın da bulunduğu ana salon, gösterişli dekoru ile göz dolduruyor. Yıldızı olmasa da İngiltere Michelin Rehberi’ne girebilmiş bir mekân olan Bluebird Chelsea’nin menüsü ise Fransa, İtalya, İspanya sahillerinden başlayan ve Asya’nın en güzel seçkilerine kadar uzanan lezzetli ve oldukça zengin bir güzergahı kapsıyor.
Steak tartare, baharatlı sebzeli bebek kalamar ve guacamole eşliğinde servis edilen bıldırcın gibi birbirinden farklı ve lezzetli kombinasyonlarıyla öne çıkan Bluebird Chelsea, cazibeli bir lezzet noktası olarak Londra’daki yeme içme sahnesinin en önemli aktörlerinden birisi.

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.