The Galliard Brasserie dünya markası olma yolunda
foodinlife.com.tr - haber / Eklenme Tarihi: 24.09.2018 09:53:01

The Galliard Brasserie dünya markası olma yolunda

Fine dining konsepti ile kapılarını açan The Galliard, bugün ‘Kaliteli yemek, kaliteli servis ve kaliteli mekân’ mottosuyla The Galliard Brasserie olarak misafirlerini ağırlıyor. Son dönemde pastane ürünleriyle de adından sıkça söz ettiren The Galliard Brasserie, bugünlerde yurt dışında da misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Bu lezzet dolu yolculuğu The Galliard Brasserie Yönetim Kurulu Üyesi Manolya Aydoğan, bizler için anlatıyor.

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde fizyoloji üzerine doktoraya başlayan The Galliard Brasserie Yönetim Kurulu Üyesi Manolya Aydoğan, oğlunun doğumuyla birlikte, eğitimine ara veriyor. Ardından ağabeyi Ahmet Uras, tarafından kurulan The Galliard Etiler’de fazlasıyla vakit geçirmeye başlıyor. Bu süreçte büyük bir hevesle restorana gelip-gittiğini fark ediyor ve böylelikle gerçekten var olmak istediği sektörü belirlemiş oluyor. Aydoğan, uzun yıllar misafirlerini fine dining konseptinde hizmet verdikleri The Galliard Restaurant Etiler’in brasserie’ye dönüşme sürecini şöyle anlatıyor: “Fine dining konseptinin tüm dünyada daha az ilgi görmeye başladığını farkettik. Buna karşılık daha samimi ve ulaşılabilir olacağını düşündüğümüz brasserie konseptini geliştirmeye karar vererek The Galliard Brasserie’yi kurduk. The Galliard için kaliteden ödün vermemek bizim temel ilkemiz. Yemeklerimizin yanı sıra unlu mamullerimiz ve özellikle yaza damgasını vuran hafif tatlılarımız ile de misafirlerimize kaliteli bir lezzet deneyimi yaşatıyoruz.”
 
“Finalde sürpriz yapan lezzetler sunmayı seviyoruz”
Tatlılarının hem sunumları hem de lezzetleri ile fark yarattıklarını söyleyen Aydoğan, “Unlu lezzetlerimizde de iddialıyız. Ekşi mayalı beyaz/tahıllı/esmer ekmeklerimizden, mini bazlama, ev yapımı dereotlu poğaça, ev yapımı patatesli muska böreği ve otlu yufka böreğimize kadar herşeyi kendimiz yapıyoruz. Unlu lezzetlerimizdeki kalitemiz, misafirlerimizi bize özgün tatlarla buluşturmamıza ve ev sıcaklığında samimi bir kahvaltı ortamı yaratmamıza olanak sağlıyor” diyor. Özellikle yaz aylarında en çok ilgi gören tatlılarının ‘Pamuk Prenses’ ve ‘Cocosh’ isimli ürünlerinin olduğunu belirten Aydoğan, bu lezzetlerinden ise kısaca şöyle bahsediyor: “Pamuk şekeriyle gizlenmiş orman meyveleri sosu eşliğinde kendi yorumladığımız rokokomuzu servis ediyoruz. Hindistan cevizi sevenler için de ‘Cocosh’ vazgeçilmez bir lezzet. İçecek olarak ise çay ve kahve çeşitlerinin yanı sıra yine sunumlarıyla ve lezzetleriyle iddialı olduğumuz detox suları ve kokteyller hazırlıyoruz.”
 
“Hedefimiz dünya markası olmak”
Türkiye’de lezzet tutkunlarının beğenisini kısa sürede kazanan The Galliard Brasserie yurt içi ve yurt dışında yeni şubeleriyle büyüyor. Aydoğan, yeni mekânları için yaptıkları hazırlıkları şöyle anlatıyor: “Dubai’de The Galliard Brasserie ‘casual elegant dining’ temasını devam ettirecek. Ancak paylaşımlı tabaklar ülkemizden de ön planda olacak. Bunun en büyük örneği yenilenen burger bölümümüz. Dubai’de sadece mini burger ve buharda pişmiş mini ekmeklere yer verilecek. Bu ekmeklerin içinde pancarlı, mürekkepli, mısırlı olan farklı çeşitler yer alacak.” Aydoğan son olarak geleceğe yönelik hedeflerini ise şöyle anlatıyor: “2018 yılında ‘casual elegant dining’ konseptini ulaşılabilir fiyatlar ile sunan kaliteyi her noktasında hissettiren bir dünya markası olmak istiyoruz. Markanın mottosu olan ‘Dance Of The Feast’ (Ziyafetin Dansı) teması ile ahenk içinde bir servis vermeyi, görsel bir şölen sunmayı ve lezzetlerimiz ile büyülemeyi hedefliyoruz.”
 

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.