Kuşaktan kuşağa aktarılan bir lezzet hikâyesi: Savoy Pastanesi
foodinlife.com.tr - haber / Eklenme Tarihi: 18.08.2018 09:41:51

Kuşaktan kuşağa aktarılan bir lezzet hikâyesi: Savoy Pastanesi

Köklü tarihi, renkli sokaklarıyla İstanbul’un sen sevilen semtlerinden biri olan Cihangir’de bir efsane Savoy Pastanesi. Konumlandığı semt gibi tarihi ve birbirinden özel reçetelerle hazırlanan lezzetleriyle adından söz ettiren Savoy’un 1950 yılında başlayan hikâyesini Savoy’un İşletme Müdürü Yüksel Taşçı’dan dinliyoruz.

Savoy Pastanesi, 1950 yılında Monsenior Koço tarafından kuruluyor. O yıllardan bu yana sadece semt sakinleri tarafından değil İstanbul’un dört bir yanından gelen misafirlerden beğeni topluyor. Değişmeyen kalitesi, samimi ruhu ve 40 yıllık reçeteleri ile adından söz ettiren Savoy’u Taşçı şöyle anlatıyor: “Savoy Pastanesi’ni devraldığımız günden bugüne aynı çizgide yolumuza devam ediyoruz. Özelikle çevremizdeki konsolosluklar, okullar pastane ürünlerini bizden alıyor. Kendine has tatları olan bir pastaneyiz. Modernize olmaktan yana olmadık hiçbir zaman. Çünkü bu bizim hem lezzetlerimizi değiştiriyor hem de nostaljik atmosferimizi bozuyor. Dolayısıyla endüstriyel pastacılığa geçmeyi hiçbir zaman düşünmüyoruz. Çocukluğu bu pastanede geçmiş, şimdilerde başka şehirlerde yaşayan ve bugün bizi kendi çocuklarıyla ziyaret eden misafirlerimiz var. Burada misafirlerimizle, komşularımızla aile gibi olduk. Bu bizler için büyük bir keyif.”

“40 yıllık reçetelerimiz mevcut”
Savoy Pastanesi’nde ürünler ilk günkü reçetelere sadık kalınarak, günlük olarak üretiliyor. Savoy İşletme Müdürü Yüksel Taşçı “İşimizi kolaylaştıracak, 4-5 gün dayanacak malzemeler, yöntemler var aslında ancak biz bunların hiçbirini tercih etmiyoruz. Bu iş tamamen el emeği ve kontrol gerektiriyor. Makineleşmeye ve çok sayıda mağazalaşmaya geçildiği zaman formülleri korumak mümkün olmaz. Tencere büyüdükçe aynı lezzeti yakalayamazsınız” diyor. Tarihi pastanede, birçok üründe şeker kullanılmıyor. Bunun yerine çikolata ve meyvelerin kendi şekerlerinden yararlanılıyor.

“Taze ürün sunmak önceliğimiz”
Savoy’un simit tost, kahvaltı tabağı, el yapımı gofret hatta neredeyse tüm ürünleri tutkuyla seviliyor. Taşçı bu özel lezzetleri şöyle anlatıyor: “Simit tost yemek için Anadolu Yakası’ndan gelen misafirlerimiz var. Milföy pastamız, vişneli mekik, mini ayçöreğimiz çok seviliyor. Venedik pastası bize özel bir lezzet. Budapeşte adından bir pastamız var, özellikle öğrenciler çok seviyor. Tiramisu’yu özel reçetemizle yapıyoruz. Brownie çilek pastamız, keki karanfilli olan pastamız da çok talep görüyor. Ganaj pastamız özellikle yabancı misafirlerimizin beğenisini topluyor. Yılın 365 günü paskalya çöreği yapıyoruz. İstanbul’un her yerinden gofret almaya gelen misafirlerimiz var, çikolatasına kadar her malzemesi el yapımı… Bunların yanı sıra ağırlıklı olarak kış aylarında sunduğumuz glutensiz ve vegan ürünlerimiz de var.”

“Gündemimizde şubeleşmek yok”
Semt pastanesi özelliğini korumak için ellerinden geleni yaptıklarını belirten İlker Taşçı, geleceğe yönelik planları arasında yeni mağazalar olmadığını vurguluyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor: “Çok teklif alıyoruz ancak bu konuda kesin prensiplerimiz var, önemli bir mücadele veriyoruz. Osmanbey’de bir cep şubemiz bulunuyor. Onun dışında başka bir mağaza açmayı düşünmüyoruz. Yemek yemek isteyenler için de bir pastane profiline yakışacak türde, makarna, sandviç, ızgara ve salata çeşitlerinden oluşan bir menü hazırlığı içerisindeyiz.”  






Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.