foodinlife.com.tr - haber / Eklenme Tarihi: 11.01.2017 - 09:03:49

Avrupa başkentlerinin 2016'da Michelin yıldızı kazanan restoranları

Ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho, “Yemek yapmak, sanatların en güzeli ve kusursuzudur. Beş duyumuzu birden harekete geçirir, hatta bir duyumuzu daha uyandırır; elimizden geleni ortaya koyma ihtiyacımızı. En sevdiğim tedavi budur” diyor. Kimileri yaşamak için pişirir kimileri ise yemek için yaşar. Coelho gibi yemek için yaşayanların birçoğunun dikkatinin yöneldiği noktalardan biri ise Michelin yıldızı. Avrupa başkentlerinde 2016 yılında Michelin yıldızı kazanan restoranlardan bazılarını tanıttık.

1- Enoteca al Parlamento Achilli – Roma, İtalya

İtalya’nın kalbi Roma’da yer alan ve 1970 yılında kurulan tek Michelin yıldızlı restoran, turistik yapıların başında gelen Kolezyum’a yarım saatlik yürüme mesafesinde. Gianfranco Achilli ve eşi Bianca tarafından işletiliyor. Nadir şarap severler için bir vaha etkisi yaratan mekanda, 1800’lü yıllardan kalma konyak ve armanyakla karşılaşabilirsiniz. Ayrıca restoranda “cacio e pepe” (karabiberli ve pecorino peynirli makarna), “amatriciana” (domates ve pancetta soslu makarna) gibi geleneksel Roma mutfağının lezzetlerini bulabilirsiniz.




2- The Araki ** – Londra, İngiltere

İki yıldızlı The Araki’nin başında ünlü şef Mitsuhiro Araki bulunuyor. Araki, Japonca’da suşinin ustası anlamına gelen “Oyakata” olarak anılıyor. Daha önce Tokyo’da üç Michelin yıldızı alan suşi ustası, kızının eğitimi için Londra’ya taşınıyor ve suşi macerasına burada devam ediyor. Restoranda, et tabağı, tempura, teriyaki gibi geleneksel Japon mutfağına özgü başka lezzetler yer almıyor. “Omakase” isimli tek menü var ve sadece suşi servisi yapılıyor.Restoranın toplamda 10 kişilik oturma kapasitesi bulunuyor. Bu nedenle önceden rezervasyon yaptırmak önemli. 





3- Dining Room at The Goring * – Londra, İngiltere

Londra’da bu yıl bir Michelin yıldızı kazanan dört restorandan biri “Dining Room at The Goring”. Londra’da beş yıldızlı lüks otel “The Goring” içerisinde yer alıyor. Yıldızın kazanılmasında ise restoran şefi Shay Cooper’ın rolü büyük. Restoranda sunulan lezzetler klasik İngiliz yemeklerinin daha hafif ve daha modern halini yansıtıyor. Gelen konukların favori lezzetleri arasında ıstakozlu omlet yer alıyor. 



4- L'Abeille ** – Paris, Fransa

İki Michelin yıldızlı mekanda Fransız gastronomisinin lezzetli örneklerine yer veriliyor. Restoranın bulunduğu bina Fransız asker ve devlet adamı Napolyon Bonapart’ın büyük yeğeni Prens Roland Bonapart tarafından inşa ediliyor. Restoranın ismine ise Napolyon’un da sevdiği bir sembol olan arıdan yola çıkılarak karar veriliyor. 1892’de başlayan ve dört yılda tamamlanan mekana girdiğiniz andan itibaren tarihi havayı solumaya başlıyorsunuz. L’Abeille’de Executive Chef Christophe Moret tarafından yapılan sofistike yemekler ön plana çıkıyor. Restoran, bahçe yanında yer aldığı için dinlendirici bir atmosfere sahip. L’Abeille farklı teknik ve ürünlerle misafirlerine yeni duyguları ortaya çıkarmayı vaat ediyor.



5- Umu ** – Londra, İngiltere

İki yıldızlı restoran “Umu”, Londra’nın şarap evleri, dans kulüpleri ve mütevazı restoranlarının yer aldığı entelektüel semti Mayfair’de bulunuyor. Restoran, fütüristik giriş kapısı, loş atmosferi ve Japon mutfağının lezzetli örnekleriyle misafirlerini cezbediyor. Umu’da servis edilen balıklara bir Japon balık öldürme tekniği olan “Ike-Jime” uygulanıyor. Bu yöntem ile balık yakalanır yakalanmaz beynine sivri uçlu çubuk saplanarak buzlu suyun içine konuluyor. Bu sayede balık hem uzun süre acı çekmiyor hem de çok hızlı öldüğü için etindeki laktik asit seviyesi en alt seviyede kalıyor. Umu’nun şefi Yoshinori Ishii ise bu tekniği İngiltere’de yaymayı kendine misyon edinmiş.



6-  Maaemo-  *** - Oslo, Norveç

İlk kez kapılarını 2010 yılında açan üç Michelin yıldızlı Maaemo, Oslo’da yer alıyor. Eski bir İskandinav kelimesi olan Maaemo “tabiat ana” anlamına geliyor. Restoranın baş şefi Esben Holmboe Bang, konuklarını “Dünyama hoş geldiniz” diyerek karşılıyor. Şef Bang, Norveç’in dinamik tabiatının yansımasına odaklanarak yaratıcı ve parlak lezzetleri üretmenin peşinde koşuyor.



7- Lyle's * – Londra, İngiltere

2014 yılında kapılarını Londra’da açan, bir Michelin yıldızı kazanan restoran “Lyle’s”ın başında şef James Lowe bulunuyor. Şehirdeki en yetenekli aşçılardan biri olan Lowe, Londra’nın Jön Türklerinden. Yenilik odaklılığına dikkat çekmek için kendisinden böyle bahsediyor. Londra’nın restoran sektöründe farklı şeyler düşünmek ve görmek isteyen Lowe’ın da içerisinde bulunduğu profesyonellerden oluşan bir grup dahi var. Daha az pahalı ve resmi, daha çok eğlenceli mekanlarda iyi yemek yapmak ve bunun daha ulaşılabilir hale gelmesini sağlamak temel prensiplerden. Restoran adı Lowe’ın büyükannesinin isminden geliyor. Eğer “Denizden ne çıksa yerim” diyenlerdenseniz Lyle’s menüsüne göz atmakta fayda var. Zira menüde maymun balığı ciğeri ve yanakları gibi farklı deneyimlere rastlamak mümkün.



8- Opus * – Viyana, Avusturya

Bir Michelin yıldızlı Opus, 1930’lu yılların Viyana’sını yansıtan bir dekorasyona sahip. Gri tonların ağırlıklı olduğu mekan, eski tip avizeler ve sanat eserleriyle dekora edilmiş. “Her yemek bir sanat eseridir” felsefesiyle hareket eden Opus ekibi geleneksel Avusturya mutfağına modern dokunuşlar uyguluyor. Opus’un vejetaryenleri düşünerek hazırladığı bir de özel menüsü bulunuyor. Şarap eşleştirmeli dört çeşitli bir vejetaryen menüsünün fiyatı kişi başı 100 euro. Restoranın orman meyveleri ile süslü tatlıları ise oldukça fotojenik ve iştah açıcı duruyor.



 
9- Geranium *** – Kopenhag, Danimarka

Sardunya anlamına gelen Geranium üç Michelin yıldızı sahibi. Dinamik ve hafif bir mutfağa sahip restoranın misyonu tüm duyuları içeren lezzetler oluşturmak. Danimarka stilini yansıtan dekorasyona sahip mekan, Kopenhag’ın merkezinde yer alıyor. Restoran şehrin bakır çatıları arasındaki geniş ve yeşil bir manzaraya sahip. Yeşil doğa manzarasının aynı zamanda menü üzerinde de etkileri görülüyor. Siparişinizi verdiğinizde elma ağacının dalları ile süslenmiş bir tabakla karşılaşabilirsiniz. Geranium’un ödüllü şefi Rasmus Kofoed dünyanın en iyi şeflerinden biri olarak gösteriliyor.



10-  Saturne* - Paris, Fransa

 
Eiffel kulesinde yapacağınız turistik bir gezi sonrası Seine Nehri manzaralı yoldan geçerek bir Michelin yıldızlı Saturne’e ulaşabilirsiniz. Keyifli bir yemek sonrası Notre Dame Katedrali ile gezinize devam edebilirsiniz. Saturne’de klasik Paris atmosferi hakim. Ekmek çeşitleriyle zengin Fransa’nın lezzetli örneklerini burada deneyimleyebilirsiniz. Kalite ve sadeliğe önem veren restoran, şaraplarında ve yemeklerinde hiçbir kimyasal madde kullanmadığının altını çiziyor. Ürünlerin tümü organik ve el yapımı. Et sosları yok, onun yerine eti lezzetli hale getirmenin doğru teknikleri var. Cumartesi ve Pazar günleri kapalı olan mekanın diğer günler açık olup olmadığını web sitesi üzerinden takip edebilirsiniz.



fortuneturkey

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.